KAVRAM BİLGİSİ: Çağ: Siyasi, sosyal, ekonomik açıdan benzer özellikler taşıyan, insan yaşamında birçok değişikliklere ve yeniliklere yol açan önemli bir olayla başlayıp yine önemli bir olayla biten zaman dilimlerine çağ denir. Taş Çağı, Maden Çağı, Ilk Çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ, Yakın Çağ gibi. Höyük: Tarih UFOlar ve Dünya Dışı Yaşam Hipotezi-2. Gönül Eğlendiren Şakalar : Ocak 1967'de Michiganlı genç delikanlılar, Dan ve Grat Jaroslav, koyu bir uçan dairenin St.Clair gölü üzerinde havada durduğunu, sonra da güneydoğuya doğru hızla uçarak kaybolduğunu söyledi.Gördükleri diskin dört fotoğrafını da ortaya koydular. Tarih Öncesi ve Tarihi Çağlar, Dönemler, Uygarlıklar. 1 – PALEOLİTİK: Eski ya da Yontma Taş Çağı. M.Ö. 600000 – 10000. Avcılık ve toplayıcılık çağı. Kendi içinde de üç bölüme ayrılır: Alt P., Orta P., Üst P.. Alet olarak taştan tek ya da iki taraflı el baltası, uzun yaprak biçiminde bıçaklar kullanılmıştır. Bir yandan.Yunanlılar, diğer yandan Kartacalılar Romalılar, Anadolu, Iran, Kafkasya, Suriye.Filistin ve Mısır’a egemen oldular. -Krallık,Cumhuriyet, imparatorluk şeklinde siyasi tarihi 3 döneme ayrılmıştır . -Krallık dôneminde, kralın yanında asillerden oluşan bir senato ve Kuriya denilen halk meclisince yönetilirdi. Kitabın ilk bölümünün 23. paragrafı aslında Tukidides’in ağzından neden böyle bir eserin meydana getirildiği ifade edilir. “Atinalılar ve Peloponnesoslular arasında Otuz Yıl Barışı’nın bozulması savaşın başlangıcına işaret ediyordu. Gün olurda insanlar gelip bu savaşın nedenini merak eder diye anlatıyorum. AnadoludaKültür ve Uygarlıklar. Mezopotamya Uygarlığı. Mezopotamya, Fırat Dicle ırmakları arasında kalan verimli ovalardır . İlk şehir devletleri burada kuruldu ilk uygarlık Sümer Uygarlığı’dır . Sümerler ilk yazıyı buldular ,ilk kanunlarıda yaptılar . Mezopotamya’da Sümer uygarlığından sonra Akad , Elam , Babil 5TJJR. ANADOLUDA KURULAN İLK UYGARLIKLAR ŞUNLARDIR MÖ. 3300’de yazının icadı ile başlayıp 375’teki Kavimler Göçü’ne kadar süren döneme Eskiçağİlkçağ denir. İnsanların Tarih öncesi devirlerden tarih devirlerine geçmeleri yazının bulunmasıyla oluşmuştur. Yazıyı bularak tarih devirlerine geçen ilk uygarlık Sümerler olmuştur. Anadolu'da Yazılı Devirlerin Başlaması Anadolu’ya yazıyı Asurlular getirmiştir. Bu durum Kayseri Kültepe’de yapılan araştırmalardan anlaşılmıştır. Bulunan belgeler Anadolu'nun ilk yazılı belgeleridir. Böylece Anadolu'da Tarih devirlerine yazılı döneme girilmiştir. Anadolu; tarih çağlarına Asurların yazıyı buraya getirmesi ile başlar. Asurlu tüccarlara ait yazılı tabletler, MÖ 1950 Kayseri yakınlarındaki Kültepe’de Karum denilen ticaret pazarında bulunması ile başlar. ANADOLU'DA KURULAN UYGARLIKLAR Helenistik devirlerden bu yana Anatolia güneşin doğduğu yer adını taşıyan Anadolu'ya Küçük Asya da denilmektedir. Anadolu; a. İkliminin insanların yaşayışına uygun olması b. Jeopolitik konumu, c. Tarım, hayvancılık ve ticarete uygunluğu, d. Zengin madenlere sahip olması, e. Ticaret ve göç yolları üzerinde bulunması, f. Akarsu ve denizlerin çokluğu g. Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlaması, nedenlerine bağlı olarak, eski devirlerden bu yana toplumların ilgisini çekmiş ve yerleşim alanı olmuştur. Çok fazla göçe ve istilaya uğrayan Anadolu'da; Hititler, Frigler, Lidyalılar, İyonlar, Urartular, Persler, Makedonyalılar, Romalılar, Bizanslılar ve son olarak da Türkler çeşitli uygarlıklar kurumuşlardır. 3 000 yılında Türkiye'de gelişmiş bir uygarlık ve kültürün var olduğunu görüyoruz. Bu kültürü oluşturanlar Hattiler adı verilen kavimdi. Anadolu’nun tarih öncesi ilk medeniyeti Hattilere aittir. Hattiler Hititlerden önce Türkiye’de ilk siyasal birliği kurarak parlak bir kültür oluşturmuşlar ve Hititlere öncülük etmişlerdir. Hattiler hakkında yazıyı kullanmadıklarından dolayı çok fazla bir bilgiye sahip değiliz. MÖ 2. BİNDEN MÖ VI. YÜZYILA KADAR TÜRKİYE HİTİTLER MÖ. II. bin - VII. yy. 2000 yıllarında Anadolu'ya gelmişlerdir. Hititlerin Avrupa veya Kafkaslardan geldikleri sanılmaktadır. Konuştukları dil bakımından Hint-Avrupa kökenli bir kavim oldukları düşünülmektedir. Orta Anadolu’ya Kızılırmak yayı içerisinde kalan Kapadokya yerleşen Hititler, burada Hattilerle kaynaşarak güçlü bir medeniyet kurmuşlardır. Hititler, Anadolu'nun iç bölgelerine yerleşmişlerdir. Hititlerin, yerleştikleri bu alanlarda Hattiler oturmaktaydılar. Ayrıca Mezopotamya'da bulunan bazı devletlerin de Asur, Babil vb. ticaret kolonileri bulunmaktaydı. Hattilerle kaynaşarak güçlü bir medeniyet kurdular ve Anadolu uygarlıklarına öncülük ettiler. Asurlularla gelişen ticari ilişkileri aracılığıyla Anadolu'da tarih devirlerini başlattılar. Hititlerin aşağı yukarı on bir asır süren siyasal tarihleri üç bölümde incelenir. 1. Eski Devlet MÖ 1800 -1400 Eski Devlet döneminde Önceleri küçük krallıklar şeklinde yaşayan Hititler, Türkiye'de ilk merkezî devleti kurmuşlardır. 1800. Merkezleri bugünkü Çorum yakınlarındaki Hattuşaş Boğazköy olmuştur. Hititlerin, ilk büyük kralları Labarna 1680-1650'dır. Kral Labarna'dan sonra, 1650'lerde Hititlerin başına l. Hattuşili geçmiştir. Hitit Devleti bu dönemde gelişerek bir imparatorluk hâline geldi. Batı Anadolu'nun büyük bir kısmından Fırat ırmağına, Karadeniz'den Filistin'e kadar olan topraklara egemen oldular. I. Hattuşili'nin ölümünden sonra yerine oğlu l. Murşil geçmiştir, Bu kral zamanında Hitit Devleti en parlak dönemini yaşamıştır. .Bu dönemde Kargamış ve Urfa Hitit topraklarına katıldı. MÖ 1531’de Babil ele geçirilerek Mezopotamya Uygarlığı ile doğrudan temasa geçmişler ve etkilenmişlerdir. 2. Yeni Devlet MÖ 1400–1200 Bu dönemde genişlemelerine devam etmişler ve Anadolu'daki çeşitli krallıkları egemenlikleri altına almışlardır. Yeni Devlet döneminin en önemli olayı, Yakın Doğu'nun iki büyük devleti Hititler ile Mısırlıların Kadeş'te karşı karşıya gelmeleridir. İlk Çağda Suriye askerî ve ticarî bakımdan çok önemli bir ülke idi. Bu nedenle Anadolu'da, Mezopotamya ve Mısır'da kurulan devletler Suriye'yi ele geçirmek için aralarında birçok savaş yapmışlardır. Bu savaşların en önemlisi Kadeş Savaşı'dır MÖ 1296–1280. Hititlerin başında bulunan Muvattaliş, Mısır Firavunu II. Ramses'in Suriye'yi ele geçirmek istemesi üzerine bu devlete savaş açtı. İki ordu Kadeş önünde karşılaştılar. Burada İlk Çağ tarihinin en büyük savaşlarından birisi oldu ve 1296'da başlayan savaş karşılıklı akınlarla 16 yıl sürdü. Ancak iki taraf da kesin bir sonuç alamadılar. Çünkü Asurluların güçlenmesinden tedirgin olan bu iki devlet anlaşmak zorunda kaldılar. Hitit Kralı III. Hattuşili ile Mısır Firavunu II. Ramses Kadeş'te tarihin ilk yazılı antlaşmasını yaptılar 1278–1280. Bu antlaşmayla Mısırlılar, Kuzey Suriye'yi Hititlere bıraktılar ve iki devlet birbirlerine yardım edecekti. Hititler M. Ö. 1200 yıllarında batıdan gelen Ege göçleri sonunda yıkılmıştır. 3. Geç Hitit Şehir Devletleri MÖ 1200–700 Ege göçleri sonucunda Hitit Devleti'nin yıkılması üzerine Hititlilerin bir kısmı Güneydoğu Anadolu'ya çekilerek şehir devletleri kurdular. Siyasi hayatta etkili olamayan Malatya, Kargamış, Zincirli, Karatepe gibi Geç Hitit Şehir Devletleri. Asurluların egemenliğine girdiler MÖ 700. Daha sonra Pers istilası başlamış ve bu devletler tamamen yok olmuşlardır. FRİGYALILAR 676 MÖ XII. Yüzyılda Hititlerin yıkılmasına yol açan göçler sırasında boğazlar yolu ile batıdan Anadolu’ya gelmişlerdir. Önceleri Sakarya ırmağıyla, Büyük Menderes ırmağının yukarı bölgelerine Eskişehir, Afyonkarahisar ve Ankara yerleşen Frigler Bu bölge 1000 yıllarından itibaren Frigya olarak anılmıştır . 750'den sonra güçlü bir devlet kurdular. Devletin kurucusu Gordios, başşehri Polatlı yakınlarındaki Gordion'dur. Hititlere saldırıp onları ortadan kaldırdıktan sonra sınırlarını doğuda Kapadokya, güneyde Çukurova'ya kadar genişlettiler. En yoğun bulundukları bölgelerin de Sakarya ırmağı vadisiyle Ankara arasındaki topraklar olduğu anlaşılmıştır. Kral Midas döneminde Orta ve Güney Doğu Anadolu’ya egemen oldular. Başkentleri Gordion olan Frig Devleti 8. yüzyılda en güçlü dönemini yaşadı. Friglerle ilgili tarihî bilgiler çok azdır. 700'lerde Hint-Avrupa asıllı Karadeniz’in kuzeyinden gelen Kimmerler, Friglere saldırarak onları büyük bir yenilgiye uğratmışlardır. Kimmerlerin saldırısıyla çok zayıf düşen Frigler, zamanla Batı Anadolu'da güçlü bir devlet kurmuş olan Lidyalıların egemenlikleri altına girmişlerdir 676. LİDYALILAR Anadolu'nun batısında Gediz ve Menderes ırmakları arasında kalan bölgeye İlkçağda Lidya, bu topraklarda oturanlara Lidyalılar denilmiştir. Hint - Avrupalı bir kavim olan ve doğudan Anadolu'ya gelen Lidyalılar önce Hititlerin daha sonra da Frigyalıların egemenliği altında yaşadılar. Dilleri, Hitit dili ile benzerlik göstermektedir. Lidyalılar, Frigyalıların yıkılmasından sonra Kral Giges zamanında bağımsız bir devlet kurdular 687. Lidyalıların başkenti, dönemin en büyük ve zengin kentlerinden olan Salihli yakınlarındaki Sardes Sard’dır. Giges, devletin sınırlarını genişletti. Doğu sınırları Kızılırmak ırmağına kadar uzandı. Kimmerlere karşı Asurlularla işbirliği yapmışlar ve bunun sonucunda Kral Yolu Asur'a kadar uzanmıştır. Kral Alyattes zamanında Medlerle savaş yapıldı. MÖ 585 yılında barış yapılarak, Kızılırmak iki devlet arasında sınır oldu. Son kralları Krezus dönemi Lidya'nın en parlak zamanı oldu. B aşkentleri Sard aynı zamanda dönemin kültür ve sanat merkeziydi. Ancak bu durum uzun sürmedi. Adalar Ege Denizi’ne çıkmak istemeyen Pers Kralı Kyros Kirus, Mısır'la ittifak yapan Lidya Kralı Krezus'u yenerek Lidya Krallığına son verdi 546. İYONYALILAR MÖ. XII. yy- VII. yy İyonya, İzmir ile Büyük Menderes ırmağı arasında kalan kıyı bölgesinin adıdır. Burada oturanlara da İyonyalılar denirdi. 12. yüzyıldan önce, Yunanistan'daki Akalar, koloniler kurmak ve Dorların yıkıcı etkilerinden kaçmak amacıyla, Anadolu'nun Ege denizi kıyılarına gelip yerleşmişlerdir. İzmir kenti ve Büyük Menderes ırmağı arasındaki topraklarda birçok kent devleti kurmuşlardır. Bu kent devletleri, 7. yüzyıldan sonra Lidyalıların, Perslerin ve İskender İmparatorluğunun egemenliği altında kalmışlardır 334. İyon kentleri verimli topraklar üzerinde bulunmalarının yanı sıra, önemli bir kültür, sanat ve ticaret merkezleriydi. Özellikle Miletos Milet, Ephesos Efes, Smyrna İzmir gibi kentler bunların başında geliyordu. Anadolu kültürü ve Aka medeniyetinin etkisinde kalan İyonyalılar, ayrı kent devletleri hâlinde yaşadılar. Lidyalılar, İyonyalıların Anadolu ve Ön Asya ile ticaret yapmalarını engellemişlerdir. Bunun üzerine İyonyalılar donanmalarıyla Akdeniz ve Karadeniz'e açılmışlar, koloniler kurarak bugünkü birçok yerleşim yerinin temelini atmışlardır. İyonya kent devletleri 7. yüzyıldan itibaren Lidya egemenliğine girmiştir. Efes, Foça, Milet kentleri Lidyalılardan sonra Pers, Makedon ve Roma ordularının saldırısına uğramıştır. URARTULAR MÖ. IX. yy- VI. yy Urartu Devleti önceleri beylikler halinde yaşayan Asya kökenli Hurri kabileleri tarafından XI. yüzyılda Van gölü ve çevresinde kurulmuştur. Devletin kurucusu l. Sav rdur, başkenti Tuşpa Van’dır. 900 yılı sonlarına doğru Urartu Devleti'nin sınırları doğuda Hazar denizinden, batıda Malatya'ya; kuzeyde Erzurum ve Erzincan'dan, güneyde Musul ve Halep'e kadar uzanmıştır. Urartulular üç yüz yıl kadar bu bölgenin en büyük devletlerinden biri olmuşlardır. Urartular yaklaşık 200 yıl boyunca Doğu Anadolu'ya hâkim oldular. Bu bölgenin egemenliği için Asurlular ile devamlı savaşlar yaptılar. Urartu Devleti Kafkaslardan gelen Kimmer ve Saka İskit akınlarıyla sarsıldı. Urartular 600'lerde Medlerin Anadolu'yu istilası sırasında yıkılmışlardır. MÖ MÖ KADAR ANADOLU’DA KÜLTÜR VE MEDENİYET A- DEVLET YÖNETİMİ İlkçağlarda Türkiye’de kurulan devletler krallıkla yönetilmiştir. Bütün yetkiyi elinde bulunduran krallar, aynı zamanda başkomutan, baş yargıç ve başrahiptir. Bu durum kralların siyasi askeri ve dini yetkileri kendilerinde topladıklarını ve güçlerini arttırdıklarını göstermektedir Türkiye’de ilk siyasi kuruluşlar şehir devletleri şeklinde ortaya çıkmışlardı. Zamanla güçlenen bir kent, diğer komşu devletleri de kendi idaresi altına alarak daha büyük devletler kurmuşlardır. Hititler, Frigyalılar ve Urartular zamanla büyük krallıklar haline gelirken; İyonya ve Lidya’da kent yönetimi öne çıkmıştır. Hitit, Lidya, Frigya ve Urartu kralları tanrısal özellikleri bakımından Mısır ve Mezopotamya krallarını andırırlar. Ancak Mısır hükümdarları tanrı-kraldır, Anadolu’da ise, krallar tanrıların temsilcileri ve başrahiptir. Kentlerin başında bulunan krallar tanrıdan aldıkları yetkilerle kendi kentlerini idare etmekteydiler. Kralın başrahip oluşu laik olmayan bir anlayışı yansıtmaktadır. HİTİTLER- Devlet Yönetimi 1. Hitit devleti, birçok feodal beyliğin merkezi otorite etrafında birleştirilmesiyle meydana getirilmiştir. 2. Anadolu'da bilinen ilk siyasal birliği kurdular. 3. Başlangıçta Hitit devlet yönetiminin temelini feodal tımar sistemi oluşturmaktaydı. İlk zamanlarda fethedilen toprakların yönetimi prenslere verilmiş, böylece küçük krallıklar ortaya çıkmıştır. Yeni krallık zamanında feodal beylikler kaldırılmış, yerine valiler gönderilmiştir. Eyaletlerin merkezden gönderilen valiler tarafından yönetilmesi, feodalleşmeye izin verilmediğinin ve merkezi otoritenin korunmak istendiğinin belirtisidir. Bunun yanında, alınan toprakların önceleri prenslere, sonra da valilere verilmesi tımar sistemine benzemektedir. 4. Hititlerin başında büyük kral, evrenin kralı, tabarna unvanını taşıyan bir hükümdar bulunuyordu. 5. Krallık babadan oğula geçmekteydi. 6. Hititler'de krallar, ilk zamanlarda ülkenin ileri gelenleri tarafından, hanedandan olanlar arasından seçilirdi. Bu usul hanedan prensleri arasında anlaşmazlıklara ve kanlı çarpışmalara neden olurdu. Bu durumu önlemek amacıyla bir anayasa hazırlanarak kral kendisinden sonra başa geçecek prensi seçmek hakkına sahip oldu. 7. Kral aynı zamanda devlet başkanı, başkomutan, baş yargıç ve başrahipti. 8. Kral devlet yönetme yetkisini Pankuş ve Tavananna Kraliçe ile paylaşmıştır. Kralın yanında Pankuş denilen bir tür asiller meclisi de yönetimde söz sahibiydi. İlk zamanlarda kralın yetkileri meclis tarafından sınırlandırılmıştı Kralın yetkilerini sınırlayan Pankuş meclisinin varlığı meşruti bir yönetimin olduğunu gösterir. Meşrutiyet reminin ilk örneği.. Ancak imparatorluk döneminde meclisin yetkileri azalırken danışma meclisikralın yetkileri artmıştır. Dolayısıyla soylular yönetimden uzaklaştırılmıştır. Kraldan sonra devlet yönetiminde en yetkili kişi tavananna denilen kraliçeydi. Tavananna, dini törenlere ve bayramlara başkanlık yapar, kral savaşa gittiğinde ülkeyi yönetirdi. Hatta Kadeş Antlaşması’nda Hitit kralının yanında kraliçenin de imzası yer almıştır. Bu durum Hititlerde kadınların devlet idaresinde etkili olduğunu göstermektedir. 9. Hititler Kızılırmak’ın kuzeyindeki topraklara Yukarı Memleket, güneyindeki topraklara ise Aşağı Memleket diyorlardı. Hititlerde kral öldüğü zaman “tanrı” olmaktadır. Hititler -Ordu 1. Hititlerin ilk zamanlarında daimi ordu yoktu. Eli silah tutan bütün erkekler asker sayılırdı. Ancak Hititlerin dört tarafından düşmanla sarılmış olması ve beyliklerin sık sık ayaklanmaları sonucunda imparatorluk döneminde sürekli ordu kurulmuştur. 2. Hitit ordusunun büyük kısmı yaya askerlerden oluşuyordu. Yaya askerlerin yanı sıra savaş arabalarını kullanan askerler de bulunuyordu. Savaş arabalarına çok fazla önem verilirdi. 4. Ayrıca asiller kendilerine verilen toprakların gelirleriyle asker beslemek ve savaşa katılmak zorundaydı Tımar sistemi 5. Hititler bazı savaşlarda ücretli askerlerden de faydalanmışlardır. Hititler -Hukuk 1. Hitit kanunları oldukça gelişmişti ve Aile hukuku, ceza hukuku, borçlar hukuku gibi bölümlere ayrılarak sistemleştirilmişti. 2. Mezopotamya'dan Sümer'den etkilenen Hitit hukuku, daha insancıl kurallar içermekteydi. 3. Sümerlerde olduğu gibi Hititlerde de mülkiyet hakkı güvence altına güvence altına alınması, pek çok suçun cezasının tazminat olarak ödenebilmesi ve idam cezasının fazla uygulanmaması, Hitit hukukunun daha insancıl olduğunun belirtisidir. 4. Adalet kavramının güneşle sembolleştirilmesi, Mısır ve Mezopotamya'dan etkilendiğini göstermektedir. 5. Aile hukuku gelişmiştir. Medeni hukukun temelini atmışlar .Yaptıkları medeni kanun evlilik resmi bir sözleşme olarak kabul edilmiştir. 6. Ceza hukukunda Hitit kanunları Hammurabi Asur kanunlarına göre daha yumuşaktı, esası yerine fidye yöntemi uygulanıyordu, cezası yalnız büyük suçlar için konulmuştu. En ağır suç devlete başkaldırmaktı ve ölümle da Hititlerin merkezi otoriteye önem verdiklerini göstermektedir FRİGYALILAR Devlet Yönetimi 1. Frigyalılar önceleri beylikler halinde yaşarlarken daha sonra krallıkla yönetilmişlerdir. Asiller de söz sahibi idiler. 2. Frig kralları genellikle Gordios veya Midas adlarıyla anılırdı. Ordu Frigya ordusu genellikle yaya askerlerden oluşuyordu ve sistem olarak Hitit ordusuna benziyordu. LİDYALILAR Devlet Yönetimi 1. Lidya krallıkla yönetiliyordu. 2. Lidya devlet yönetiminde İyonyalıların etkisi görülmekteydi. 3. Yönetimde kralın yanında büyük tüccarların ve arazi sahibi asilzadelerin de önemli bir rolü vardı. Ordu Lidyalılar orduya gereken önemi vermediler. Sahip oldukları zenginlikten dolayı orduda ücretli askerlere yer verdiler. Ancak para için savaşan bu askerler vatan sevgisinden yoksun oldukları için savaşlarda başarılı olamadılar. Bu durum Lidyalıların yıkılmasını hızlandırmıştır. İYONYALILAR Devlet Yönetimi 1. Her biri bağımsız bir devlet olan İyon şehirleri önceleri krallar, 2. 500 yıllarından itibaren asillerin kurduğu oligarşik hükümetler 3. Ve en son olarak da demokratik hükümetler tarafından yönetilmiştir. 4. VIII. yüzyıldan itibaren Lidya tehlikesi baş gösterince, devletin başına tiran adı verilen güçlü liderler geçmiştir. 5. Yönetimde şehir meclisleri çok etkiliydi. Tüm kararlar orada alınırdı. Ordu İyonlar güçlü askeri filolara sahipti. URARTULAR Devlet Yönetimi 1. Urartuların ilk zamanlarında devlet kralların zayıflamasından dolayı feodal bir yapıya sahipti. 2. Krallıkla yönetilen Urartu Devleti eyaletlere ayrılmıştı. 3. Her eyalette başkentten atanan En-nam valiler görev yapıyorlardı. 4. B- DİN VE İNANIŞ İlkçağlarda Türkiye’de çok tanrılı bir din anlayışı hâkimdi. Bu nedenle Anadolu için “Bin Tanrı İli” denilmiştir. Anadolu’nun batısında kurulan medeniyetler Yunan tanrılarından, doğuda kurulan medeniyetler ise, Mezopotamya tanrılarından etkilenmişlerdir. Bu nedenle Anadolu’daki toplulukların dinleri birbirine benzemekteydi. Bu durum, Türkiye’nin coğrafi konumundan doğan tabii bir sonuçtur. İlkçağ insanlarında uğraş alanlarındaki gelişmeler inançları üzerinde etkili olmuştur. Örneğin tarım faaliyetlerine önem veren Frigyalılarda en büyük tanrı olarak bereket tanrısı Kibele'yi kabul etmeleri gibi HİTİTLER -Din Ve İnanış 1. Hititlerin dini çok tanrılı idi. 2. Kendi tanrılarından başka bütün Anadolu ve Ön Asya tanrılarını kutsal kabul etmişlerdi. Bu yüzden Hititler zamanında Anadolu bin tanrı ili olarak tanımlanmıştır. Bu dönemde Anadolu'ya "Bin tanrı ili" durum, Hititlerin kendilerine özgü bir dinlerinin olmadığı ve inançlarda diğer toplumların etkisinde kaldığını göstermektedir. 3. Hititlerde temizlik tapınmanın ilk şartıydı. 4. Hititlerde ahiret inançları zayıftı. 5. Dini törenler başrahip olarak kral tarafından yönetilirdi. 6. Önemli tanrıları güneş tanrıçası HEPAT kralları atayan, koruyan ve savaşları yöneten, kral bu tanrıçanın başrahibidir.,kocası fırtına tanrıçası TEŞUP, gök tanrısı DATTAŞA 7. Özellikle krallar tarafından, tanrılarına hesap vermek amacıyla yıllıklar Anallar'ın hazırlanması, tarafsız tarih yazıcılığının da başlangıcı olarak kabul edilir. Çünkü yıllıklarda kralların başarıları kadar yenilgilerine, zaferleri kadar hatalarına da yer verilmiştir. Hititlerin yıllıkları kronik tarih yazıcılığına da güzel bir örnektir. FRİGYALILAR-Din ve İnanış 1. Frigyalılar ziraatçı bir kavim olduklarından dini inanışlarında bunun etkisi görülür. 2. En büyük tanrıları toprak ve bereket tanrıçası Kibele'dir. 3. Frigyalılar dini inançlarında Hititlerin etkisinde kalmışlardır. 4. İlkbahar ve son baharda tabiatın dirilişini ve ölümünü sembolize eden tanrıçalara inanırlar ve yılın belirli zamanlarında törenler düzenlenirdi. 5. Doğa tanrıçası KYBELE ve onun sevgilisi ATTİS’e büyük saygı gösterirlerdi. 6. En büyük tapınma yeri PESSİNUS Balahisar’dadsır. 7. Ölülerini tümülüs altına yaptıkları mezar odalarına gömerlerdi. LİDYALILAR-Din ve İnanış 1. Lidyalılar din konusunda daha çok komşuları İyonların etkisi altında kalmışlardı. 2. Lidya'da tanrıça Kibele büyük saygı görmekteydi. 3. Artemis, Zeus ve Apollo gibi Yunan tanrılarına tapıyorlardı. 4. Lidyalılar Frigyalılarda olduğu gibi kral ve asillerin ölülerini yığma toprak tepeler tümülüs altında gizlenen odalara gömerlerdi. 5. Lidya kral mezarları başkentleri Sardes'in yakınındaki Bintepeler yöresindedir. İYONYALILAR-Din ve İnanış 1. İyonlarda da din çok tanrılıydı. 2. İyonlar tanrılarını insan şeklinde düşünmüşlerdir. 3. Hem Yunan hem Anadolu tanrılarına tapan İyonlarda önemli tanrılar Zeus, Athena ve Artemis'ti. 4. Ölümden sonraki yaşam inancı zayıftı. URARTULAR-Din ve İnanış 1. Urartuların dinleri çok tanrılıydı. 2. Yerli tanrıların yanında Mezopotamya, Hitit ve İran tanrılarına da tapıyorlardı. 3. En başta gelen tanrıları savaş tanrısı Haldi idi. 4. Tanrıları için tapınaklar inşa etmişlerdir. 5. Urartular krallarını sert kayalara oydukları mezarlara gömmüşlerdir. 6. Ölümden sonraki hayata inanan Urartular bu inançlarının etkisiyle mezarlarını oda ve ev biçiminde yapmışlar, mezarlara ölüyle beraber değerli eşyalarını da koymuşlardır. C- SOSYAL VE EKONOMİK YAŞAM HİTİTLER -Sosyal ve Ekonomik Hayat 1. Toplum; Hürler soylular, rahipler, askerler, memurlar, tüccarlar ve köylüler ile köleler olarak iki gruptan oluşurdu. Anadolu'da bu sınıfların bulunması Türkiye'de yaşayan insan topluluklarının arasında eşitsizliğin olduğunu göstermektedir. Hititlerde toplum bazı sosyal sınıflara ayrılır. Bunlar yöneticiler soylular, rahipler, namralar hürlerle köleler arasındaki sınıf ve kölelerden oluşuyordu. Soylular; Kral ailesinden oluşan, geniş haklara sahip olan, yüksek memurlukları yürüten ve geniş toprakları olanlardı. Rahiplik; onurlu bir meslek sayılmış, çoğu kez prenslerden seçilmiş, ancak halk fazla dindar olmadığı için etkinlik kazanamamıştı Sosyal bakanın en altında yer alan kölelerin mülkiyet hakları vardı. Hatta başlık parasını ödeyerek soylu kadınla evlenebiliyorlardı. Bedel ödeyerek hür sınıfına geçebiliyorlardı. Bu sınıfların sahip oldukları haklar yazılı kanunlarla korunmuştur. İlk çağ toplumunda kölelere mülkiyet hakkı tanıyan tek toplum Hititlerdir. 2. Hititlerde vatandaşın devlete karşı üç temel sorumluluğu vardı Askerlik yapmak, üretimde bulunmak ve angarya hizmetlerinde çalışmaktı. 3. Hititlerde aile yapısı pederşahi olmasına ve başlık parası alınmasına rağmen evlenme işleminin sözleşmeyle yapılması, aile hukukunun önemli olduğunun belirtisidir. 4. Ana kraliçe Tavananna'nın önemli yetkilerinin olması, aile hukuku düzenlemeleri Hitit toplumunda kadınların önemli bir yerinin olduğunu gösterir. Bu medeni hukukun temelini oluşturmalarıyla doğrudan ilgilidir. 5. Hitit ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktaydı. 6. Topraklar tanrıların ve kralların malı kabul edilirdi. 7. Hititler tarım ve hayvancılığı koruyan kanunlar yaptılar. 8. Anadolu'da tımar sistemini ilk defa Hititler uyguladılar. 9. Hititlerde maden işlemeciliği ile kumaş dokumacılığı da demir çağını başlatmışlardır. 10. Suriye ve Mezopotamya özellikle Asurlular ile ticaret yapmışlar, ticaret yollarının korunmasına önem vermişlerdir. Asur kolonileri döneminde kullanılan ticaret yol Hititler zamanında daha işlek duruma gelmiştir, yollar Anadolu'yu Kuzey Suriye, Mezopotamya İran'a bağlamaktaydı. FRİGYALILAR -Sosyal ve Ekonomik Hayat 1. Frigya'da halk, Hititlerde olduğu gibi sınıflara ayrılmıştı. 2. Tüccar ve zanaatkârların oluşturduğu bir sınıf da bulunmaktaydı. 3. Büyük topraklar rahiplerin malı idi. 4. Bir köylü-çiftçi toplumudur. Frigya’da ekonominin temeli tarım ve hayvancılığa yüzden Frig kralları tarımı korumak için ağır kanunlar koymuşlardır. Bu kanunlara göre bir öküz kesmenin veya bir saban kırmanın cezası ölümdü. 5. Frigyalılarda dokumacılık gelişmişti. Tiftik keçisinin kılından üretilen dokumalar ile tapetes adını taşıyan halı ve kilim üretimi yaygındı. 6. Frigya en eski yol kavşaklarının üzerinde bulunduğu için özel bir önem kazanmıştır. Gordion gibi büyük şehirlerde gelişmiş bir aydın tabakası, tüccar ve esnaf sınıfları vardı. 7. Maden işçiliğinde ilerleyen Frigyalılar ürettikleri eşyaları başka ülkelere satıyorlardı. LİDYALILAR-Sosyal ve Ekonomik Hayat 1. Lidyalılar tüccar bir toplumdu. Sosyal tabakalar içinde tüccarlar, asiller ve büyük zenginler üst sıralarda yer alıyorlardı. 2. Krallar ticaretin düzen içinde sürmesine özen gösterirlerdi. 3. Lidyalılar ticareti geliştirmek amacıyla Efes'ten başlayarak Mezopotamya'ya kadar uzanan ünlü Kral Yolu'nu yaptılar. Bu yolun yapılması sonucunda; a Lidyalılar zenginleşmiştir. b Doğu - Batı kültürleri arasında etkileşim artmıştır. c Takas usulünün gelişen ticareti karşılayamaması üzerine 700 yıllarında Lidyalılar ilk parayı kullanmışlardır. 4. Lidyalıların insanlık tarihi ve kültürüne yaptıkları en büyük katkı parayı icat etmiş olmalarıdır. Paranın icadı; a Alışverişi kolaylaştırmış, ticaret geliştirmiş, b Ekonomik hayatı canlandırmış c Sermaye birikimine ve finans sektörünün oluşmasına ortam hazırlamıştır. d Paranın kullanılmasına başlanmasından sonra değiş- tokuş takas uygulaması ortadan kalkmıştır. 5. Dünya’nın en eski serbest pazarını Sardes'te Lidyalılar kurdular. 6. Lidya'nın en önemli doğal zenginliği altın madenleriydi. 7. Lidyalılar denizlerde Fenikeliler ve Yunanlılarla başa çıkamayacaklarını bildiklerinden daha çok kara ticaretine ağırlık verdiler. Lidyalı tüccarlar Ege'deki koloniler, Mısır, Mezopotamya ve Fenike ile ticari ilişkilerde bulunmuşlardır. 6. Dönemin en zengin ülkesidir. Nedenleri ise a Arazinin verimliliği b Akarsu yataklarındaki altın bolluğu c Sardes’in Kral Yolu üzerinde bulunması İYONYALILAR-Sosyal ve Ekonomik Hayat 1. İyonya'da halk daha çok ticaretle uğraşmaktaydı. Bu yüzden halk oldukça zengindi. 2. Efes ve Milet en önemli ticaret merkezleri haline gelmiştir. 3. Denizcilikte ileri gitmiş olan İyonyalılar Kral Yolu'nda egemenliğin Lidyalılarda olması üzerine Akdeniz, Marmara ve Karadeniz kıyılarında ticaret amacıyla koloniler kurdular. Sinop, Samsun, Trabzon bunların en tanınmışlarıdır. Bir devletin ekonomik, siyasal ve sosyal nedenlerden dolayı, kendi sınırları dışında ele geçirip yönettiği ülkeye veya topraklara koloni denir. URARTULAR-Sosyal ve Ekonomik Hayat 1. Krallıkla yönetilen ülkede asiller, tüccarlar ve büyük zenginler söz sahibi idiler. Soylu olmayan insanlar tarım ve inşaat işlerinde zorunlu olarak çalıştırılırlardıyarı özgür. Köleler en alt tabakayı oluştururdu. 2. Urartu halkının büyük kısmı hayvancılık, bir kısmı da ziraat, bağ ve bahçecilik, maden işletmeciliği ve taş oymacılığı ile uğraşmıştır. 3. Sulama kanalları ile tarımı geliştirmeye çalıştılar. 4. Dışarıdan zanaatkârlar, taş ustaları ve maden ustaları getirilerek yeni kurulan şehirler imar edilmiştir. 5. Maden işlemeciliğinde oldukça ilerleyen Urartular Ön Asya'nın gerçek maden ustaları olmuşlardır. D- YAZI, DİL VE EDEBİYAT Anadolu’da ele geçirilen en eski tabletler MÖ. 2000 yıllarına ait KÜLTEPE TABLETLERİ olup Asurlu tüccarlar yazmıştır. HİTİTLER -Yazı, Dil ve Edebiyat 1. Hititler kilden yapılmış tabletler üzerinde Mezopotamya'dan Asur aldıkları çivi yazısını, taş anıtlar üzerinde ise genellikle kendilerinin buldukları hiyeroglif resimli yazı yazısını kullanmışlardır. 2. Hititler, Mezopotamya edebiyat eserlerinin etkisi altında kalmışlar, bu eserleri kendi dillerine çevirmişlerdir. Gılgamış ve Kumarbi destanları bunlar arasındadır. Mezopotamya efsanelerinin Yunanlılara aktarılmasında Hitit edebiyatı aracılık rolü görmüştür. 3. Dilleri Hint-Avrupa dil grubundandır. Yazı ve Tarih Yazıcılığı Hititler, Asurlulardan öğrendikleri çivi yazısını kullandılar. Hitit Devleti'nin yıkılmasına doğru kendi yazılarını buldular. Hitit Hiyeroglif Yazısı adı verilen bu yazı, daha çok taş abideler üzerinde ve mühürlerde kullanılmıştır. Hitit kralları, yaptıkları işleri tanrılarına hesap vermek amacıyla anal adı verilen tabletlere yazdırırlardı. Tarihi önemli olaylar her yıl kaydedilerek Anallar yıllıklar meydana getirilmiştir. Anallar, Hitit tarih yazıcılığının en güzel örnekleridir. Anallarda başarılar kadar yenilgilerin de yazılmasından çekinilmemiştir. Olaylar tanrılarına hesap verme düşüncesiyle yazıldığı için doğru olarak kaleme alınmıştır. Hititler ilk tarafsız tarihçiliği Anallar yıllıklar düzenleyerek geliştirmişlerdir. FRİGYALILAR-Yazı, Dil ve Edebiyat 1. Dilleri Hint - Avrupa grubundan olan Frigyalılar, 2. Fenike alfabesini kullanmışlardır. 3. Hayvan hikâyeleri anlatım geleneği fabl ilk kez Frigyalılarda görülmüştür. LİDYALILAR-Yazı, Dil ve Edebiyat 1. Lidyalıların dili Hint - Avrupa karakterindedir. 2. Fenike alfabesinden alınmış 26 harfli bir alfabe kullanmışlardır. 3. Krezüs zamanında Yunanlı filozoflar Sardes Sarayı'nda görevlendirilmişti. 4. Masalcılığın babası olarak bilinen Ezop Lidya kralından maaş alıyordu. İYONYALILAR-Yazı, Dil ve Edebiyat 1. İyonyalılar Frigyalılar vasıtasıyla öğrendikleri Fenike alfabesini kullandılar. 2. İyonyalılar alfabenin batıya aktarılmasını da sağlamışlardır. 3. Yunanlılar Fenike alfabesinden alınan çeşitli Yunan alfabeleri içinde en çok İyon alfabesini kullanmışlardır. URARTULAR-Yazı, Dil ve Edebiyat 1. Urartuların dili Ural-Altay dillerine benzemektedir. 2. Türkçeye benzeyen Urartu dili sabit köklere takılar eklenerek kullanılmıştır. 3. Urartular Asurlulardan aldıkları çivi yazısını kullanmışlardır. Çivi yazısının yanında hiyeroglif yazısını da kullanmışlardır. E- BİLİM VE SANAT HİTİTLER -Bilim ve Sanat 1. Hititlerde sanat Mezopotamya'nın etkisi altında gelişmiştir. Özellikle mimaride Anadolu'ya özgü bir üslup geliştirmişlerdir. 2. Şehirlerin etrafını surlarla çevirmişler, saray ve tapınaklar inşa etmişlerdir. 3. Hititler heykelcilik ve kabartmacılıkta da hayli ilerlemişlerdir. Yazılıkaya ve İvriz kabartmaları Hitit kabartma sanatının en önemli eserleridir. 4. Hititler şehir ve saray kapılarını sfenksler, aslan heykelleri ve resimlerle süslemişlerdir. 5. Hititler seramik yapımında, maden ve taş oymacılığında önemli eserler meydana getirmişlerdir. Altın, fildişi, cam ve demir biblolar el sanatlarının gelişmiş olduğunu göstermektedir. 6. Kabartma sanatı gelişmiş, kayalara yapılan tanrı kabartmalarının oluşumuyla Kaya Abideleri denilen yeni bir tarz ortaya çıkmıştır. İvriz ve Yazılıkaya Kabartmaları Hitit ürünüdür. FRİGYALILAR-Bilim ve Sanat 1. Frigyalılar ilk zamanlarda Hitit sanatının, daha sonraları Yunan sanatının etkisinde kalmışlardır. 2. Frig mimarisi zamanla kendine özgü bir üslup kazanmıştır. Ölüleri gömdükleri kaya mezarlarının ve anıtların ön yüzlerinde gelişmiş kabartmalar bulunur. 3. Eskişehir yakınlarındaki Midas'ın Mezarı Frigyalıların en ünlü kaya mimarilerindendir. 4. Frigyalılar mimaride olduğu kadar madencilik ve ağaç oymacılığında da çok ileriydiler. 5. Tahta işçiliği, dokuma ve kilimcilikteki desen ve teknikleriyle Yunan sanatını etkilemişlerdir. LİDYALILAR-Bilim ve Sanat 1. Lidya mimarisi oldukça gelişmiştir. Pers Kralı I. Daryus İran'da yaptırdığı sarayın yapımında Lidyalı taş ustalarından faydalanmıştır. Sardes'teki kral mezarlarındaki taş işçiliği kusursuzdur. 1. Lidyalılar altın işlemede ustaydılar. Kuyumculu oldukça gelişmişti. 2. Heykelcilikte Yunanlıların etkisinde kalmışlardı. 3. Lidya'da ayrıca dokumacılık, çömlekçilik ve dericilik sanatları da ilerlemiştir. İYONYALILAR-Bilim ve Sanat 1. İyon medeniyeti her alanda Yunan medeniyetini etkilemiş ve bir anlamda Avrupa medeniyetinin temelini oluşturmuştur. Anadolu'da bilim faaliyetleri İyonya'da en yüksek noktasına ulaşmıştır. İyonya'da bilimin gelişmesinde etkili olan faktörler şunlardır a Denizcilikle uğraşan İyon şehirlerinin zenginleşmesi b Uygarlıkların kesişme noktasında bulunması c Bilimle uğraşanların zenginler tarafından desteklenmesi d Ön Asya'dan gelen ticaret yollarının bitiş noktasında bulunması e Siyasi birliğin olmaması 2. Önemli bilim adamları arasında a Miletli Tales 28 Mayıs 585 tarihli güneş tutulmasını önceden hesaplayabilecek kadar matematik ve astronomi bilginiydi. b Pisagor ilk kez dünyanın yuvarlak olduğunu ileri sürmüştür. c İlk deneyi yapan Anaksimandes, d kilit ve anahtarı bulan Teodorus, e bilimsel manada ilk astronom olan Anaksogaros, f atom sözcüğünü bugünküne yakın bir biçimde ilk kez kullanan Demokritus, g ünlü bir filozof olan Diyojen, tıbbın temellerini atan Hipokrat, h tarihin babası sayılan Heredot İyonyalıdır. İyonya'da özgür düşüncenin varlığı felsefenin doğmasını sağlamıştır. 3. İyonlarda mimari oldukça gelişmişti. VI. yüzyılda İyon nizamı adı verilen bir yapı tarzı ortaya çıkmıştır. Artemis ve Apollo tapınakları İyon mimarisinin en güzel örneklerindendir. 4. İyonlar heykeltıraşlıkta da büyük bir başarı göstermişler, mermerden güzel ve gerçekçi bir stille heykeller yapmışlardır. URARTULAR-Bilim ve Sanat 1. Urartular mimarlıkta çok ileri bir düzeye ulaşmışlardı. Özellikle sarp kayalara oyulmuş kaleler, saraylar, tapınaklar ve su kanalları günümüze kadar gelmiştir. Van'da Van Kalesi, Çavuştepe, Erzincan'da Altıntepe bu kalelerde bazılarıdır Giriş Tarihi 1118 Son Güncelleme 1144 ANADOLUNUN MEDENİYETLERE BEŞİKLİK ETME SEBEBİ Coğrafi konumunun elverişliliği İklimin insanların yaşamasına elverişli olması Doğal kaynakların bol olması Su kaynaklarına, verimli ovalara sahip olması. İLKÇAĞDA ANADOLU'DA YAŞAMIŞ UYGARLIKLAR HİTİTLER 2000 yıllarında Anadolu'ya gelerek Kızılırmak çevresinde devlet kurmuşlardır. Başkentleri HattuşaşBoğazköy şehridir. Çorum yakınlarındadır. Hititliler Suriye'yi ele geçirmek için Mısırlılarla savaşmışlardır. Bu savaşın sonunda iki devlet arasında Kadeş Antlaşması imzalandı. Kadeş Antlaşması 1280 Dünya tarihinde iki devlet arasında yapılan ilk antlaşmadır. 1200 yılında Anadolu'ya gelen Frigyalılar tarafından yıkıldı. FRİGYALILAR 1200 yıllarında Hititlerin yıkıldığı bölge üzerinde ve Ankara, Eskişehir, Afyon dolaylarında devlet kurdular. Devletin başkenti Ankara'nın Polatlı ilçesi yakınlarındaki Gordion şehridir. Frigyalılar krallarına Midas ünvanı verirlerdi. Tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlardır. Tarım ve hayvancılıkla ilgili sert kanunlar koymuşlar tarıma ve hayvancılığa zarar verenleri şiddetle cezalandırmışlardır. Frigyalılar Kafkaslardan Anadolu'ya gelen Lidyalılar tarafından yıkılmıştır. LİDYALILAR Gediz ve Büyük Menderes ırmakları arasında kurulmuştur. Kral Giges zamanında bağımsız bir devlet kurmuşlardır. Başkentleri Sard şehridir. Bugünkü Manisa-Salihli yakınlarındadır. Ticaretle Giges Efes'ten başlayıp Mezopotamya'ya kadar uzanan Kral Yolu'nu yaptırmıştır. Ticaretteki bu gelişmeler nedeniyle Lidyalılar tarihte ilk kez parayı icad ettiler. Lidyalılar 547 yılında Anadolu'yu işgal eden Persler tarafından yıkıldılar. URARTULAR 900 yılında Doğu Anadolu'da kuruldu. Başkenti Tuşpa Van şehridir. Maden işlemeciliğinde ilerlemişlerdir. Tarımla ve hayvancılıklada uğraşmışlardır. Van ovasını sulamak için yaptıkları su kanalları günümüzde bile kullanılmaktadır. Urartu Devleti 600 yılında Medler tarafından yıkılmıştır. İYONYALILAR 1200 yıllarında Yunanistan'dan göç ederek Ege kıyılarına yerleşen Akalar tarafından kuruldu. Akalar Ege kıyılarında 12 ayrı şehir kurmuşlar ve şehir devletleri halinde yaşamışlardır. En önemli İyon şehirleri İzmir, Efes, Milet, Foça'dır. Her şehrin başında ayrı bir kral dolayı hiçbir zaman güçlü bir krallık kuramamışlar ve ayrı ayrı şehir devletleri halinde yaşamışlardır. Siyasi birlik yoktur. İyonyalılar denizcilikte ileri gitmişlerdir. Ancak zamanla Lidyalıların, Perslerin ve Romalıların egemenliğine girerek kaybolmuşlardır. Anadolunun pek çok uygarlığa beşiklik etmesinin nedenleri Coğrafi konumunun elverişliliği İklimin insanların yaşamasına elverişli olması Doğal kaynakların bol olması Su kaynaklarına, verimli ovalara sahip olması. İlkçağda anadoluda yaşamış uygarlıklar Hititler • 2000 yıllarında Anadolu’ya gelerek Kızılırmak çevresinde devlet kurmuşlardır. • Başkentleri Hattuşaş Boğazköy şehridir. Çorum yakınlarındadır. • Hititliler Suriye’yi ele geçirmek için Mısırlılarla savaşın sonunda iki devlet arasında Kadeş Antlaşması imzalandı. • Kadeş Antlaşması 1280 Dünya tarihinde iki devlet arasında yapılan ilk antlaşmadır. • Hitit Devleti 1200 yılında Anadolu’ya gelen Frigyalılar tarafından yıkıldı. Frigyalılar • 1200 yıllarında Hititlerin yıkıldığı bölge üzerinde ve Ankara ,Eskişehir ,Afyon dolaylarında devlet kurdular. • Devletin başkenti Ankara’nın Polatlı ilçesi yakınlarındaki Gordion şehridir. • Frigyalılar krallarına Midas ünvanı verirlerdi. • Tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlardır. Tarım ve hayvancılıkla ilgili sert kanunlar koymuşlar tarıma ve hayvancılığa zarar verenleri şiddetle cezalandırmışlardır. • Frigyalılar Kafkaslardan Anadolu’ya gelen Lidyalılar tarafından yıkılmıştır. Lidyalılar • Gediz ve Büyük Menderes ırmakları arasında kurulmuştur. • Kral Giges zamanında bağımsız bir devlet kurmuşlardır. • Başkentleri Sard şehridir. Bugünkü Manisa-Salihli yakınlarındadır. • Ticaretle Giges Efes’ten başlayıp Mezopotamya’ya kadar uzanan Kral Yolu’nu yaptırmıştır. • Ticaretteki bu gelişmeler nedeniyle Lidyalılar tarihte ilk kez parayı icad ettiler. • Lidyalılar 547 yılında Anadolu’yu işgal eden Persler tarafından yıkıldılar. Urartular • 900 yılında Doğu Anadolu’da kuruldu. • Başkenti Tuşpa Van şehridir. • Maden işlemeciliğinde ilerlemişlerdir. • Tarımla ve hayvancılıklada uğraşmışlardır. Van ovasını sulamak için yaptıkları su kanalları günümüzde bile kullanılmaktadır. • Urartu Devleti 600 yılında Medler tarafından yıkılmıştır. İyonyalılar • 1200 yıllarında Yunanistan’dan göç ederek Ege kıyılarına yerleşen Akalar tarafından kuruldu. • Akalar Ege kıyılarında 12 ayrı şehir kurmuşlar ve şehir devletleri halinde yaşamışlardır. • En önemli İyon şehirleri İzmir, Efes, Milet, Foça’dır. • Her şehrin başında ayrı bir kral dolayı hiçbir zaman güçlü bir krallık kuramamışlar ve ayrı ayrı şehir devletleri halinde birlik yoktur. • İyonyalılar denizcilikte ileri zamanla Lidyalıların,Perslerin ve Romalıların egemenliğine girerek kaybolmuşlardır. İlk Çağ'da Anadolu'da kurulan devletlerde kültür ve uygarlık Devlet Yönetimi • İlk Çağ’da Anadolu’da kurulan bütün devletler krallıkla yönetiliyordu. • Hititler’de kraliçelerde geniş yetkilere sahipti. • Hititler’de Tavananna ünvanı verilen ana kraliçe, kral olmadığı zaman devleti kral adına yönetirdi. • Hititler’de Pankuş adı verilen meclis mecliste önemli devlet meseleleri meclis gerektiğinde kral ve kraliçeyi mahkum bile edebilirdi. • İyonlarda şehir devletleri yönetimi önce krallar sonra soylular, daha sonra demokratik hükümetler tarafından yönetilmiştir. Din ve İnanış • İlk Çağ’da Anadolu’da kurulan devletlerin hepside çok tanrılı dine inanıyorlardı.Politeizm • Hititler’de tanrı sayısı çok fazla olduğundan Hititlerin ülkesine “Bin Tanrı İli” denirdi. • İnanışlarına göre tanrılar aynen insanlara benzer ve insanlar gibi yaşardı. • Frigyalılar tarımla uğraştıklarından bu durum dinlerine de en büyük tanrısı toprak ve bereket tanrısı olan Kibela’dır. • Lidyalılar İyonlardan etkilenerek onların tanrılarına tapmışlardır. • Lidyalılar, Artemis, Zeus, Apollo gibi pek çok Yunan tanrısını İyonlardan alarak kendi tanrıları haline getirmişlerdir. • İlk Çağ uygarlıklarından bazıları öldükten sonra dirilmeye dolayı mezarlarını kayaları oyarak oda şeklinde yaparlar ve içlerine çeşitli eşyalar koyarlardı. • Tanrılara kurban keserler ve tanrılarına yiyecek ve içecek sunarlardı. Sosyal ve Ekonomik Hayat • Anadolu’da kurulan İlk Çağ medeniyetlerinde insanlar eşit hak ve özgürlüklere sahip değillerdi. • Ülke sosyal sınıflara ayrılmış durumdaydı. Hititler’de Kral ve ailesi, soylular, rahipler, askerler ve köleler olmak üzere sınıflar sınıfların ayrı ayrı hakları vardı. Kölelerin ise hemen hemen hiçbir hakkı yoktu. • Hititler’de sınıflar arası ilişkiler kanunlarla belirlenmişti. Mal sahibi olma, miras, evlenme, boşanma kanunlarla belirtilmişti. • Frigyalılar tarıma önem verdikleri için sert kanunlar kıran öküzünü öldürene ölüm cezası vermişlerdir. • Lidyalılar kara ticaretine önem vermişler ve Kral Giges Ege kıyılarından başlayan ve Mezopotamya’ya kadar uzanan “Kral Yolu’nu” ticaret canlanmıştır. • Lidyalılar parayı tarihte ilk defa icat ettiler. • İyonyalılar deniz ticaretinde ileri gittiler ve Akdeniz ve Karadeniz’de koloniler kurdular. Yazı, Dil, Edebiyat, Bilim ve Sanat • Hititler ve Urartular çivi yazısı ve resim yazısı hiyeroglif kullanmışlardır. • Lidyalılar,İyonyalılar ve Frigyalılar ise Fenikeliler’den aldıkları alfabeyi kullandılar. • Hititler Mezopotamya medeniyetlerinin destanlarını tercüme edip kullanmışlardır. • Hititler tarih yazıcılığına önem vermişler ve Anal adı verilen yıllıklar yazmışlar ve bir yıl içinde meydana gelen olaylar tarafsız olarak yazılıp tanrılara sunulmuştur. • Anadolu’da bilim ve sanatın gelişmesinde Mezopotamya ve Mısır uygarlıklarının etkisi görülür. • İyonya’da bilim ve sanat çok sebebi deniz ticaretiyle uğraşmaları uygarlıkların kesiştiği yerde olması bilimin zengin kişilerce desteklenmesi Ön Asya’dan gelen yolların bitiş yerinde olması bilimin gelişmesini sağlamıştır. • Tales,Diyojen, Pisagor,Heredot,Homeros gibi bilim adamları İyonya’da yaşamışlardır. Çevre Uygarlıklar ve Anadolu'ya Etkileri • İlk Çağ’da Anadolu’yu en fazla etkileyen uygarlık merkezi Mezopotamya olmuştur. • Mezopotamya iki nehir arası demek olup Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki bölgeye denir. • İlk Çağ’da Mezopotamya’da kurulan devletler; Sümerler, Babilliler, Asurlular ve Akadlardır. Sümerler • Mezopotamya’da kurulan ilk uygarlık Sümerlerdir. 3500’de Orta Asya’dan gelerek Mezopotamya’da devlet kurmuşlardır. • Kanallar açmışlar ve bataklıkları kurutarak tarım ve hayvancılık yapmışlardır. • Tarihte ilk yazıyı Sümerler bulmuşlar ve kullanmışlardır. Çivi yazısı 3200 • Not Yazının bulunmasıyla tarih devirleri başlamıştır. • İlk yazılı kanunlar, ilk takvim, ilk matematik bilgileri de yine Sümerlere aittir. • Sümerler çok tanrılı dine inanırlar ve Ziggurat adı verilen tapınaklarında tanrılarına tapınırlardı ve kurban keserlerdi. • Sümerler Mezopotamya’da kurulan Akadlar tarafından son verilmiştir. Babiller • Aşağı Mezopotamya’da kurulmuştur. • Devletin en güçlü zamanı kral Hammurabi zamanıdır. Kral Hammurabi Sümer kanunlarını geliştirerek uygulamıştır. Hammurabi Kanunları diye bilinir • Babil, dünyanın yedi harikasından biri olan “Babil’in Asma Bahçeleriyle” ünlüdür. • Babilliler Persler tarafından yıkılmıştır. Asurlular • Yukarı Mezopotamya’da kurulmuştur. Ninova şehri başkenttir. • Asurlular ticaretle uğraşmışlardır. Anadolu, Mısır ve Mezopotamya arasında ticaret yapmışlardır. • Asurlular ticaret amacıyla Anadolu’ya geldiklerinde yazıyı da beraberinde Anadolu hem yazıyı öğrenmiş hem de tarih çağlarına girmiştir. • Asurlular 612 yılında Pers egemenliğine girmiştir. Akadlar • 2300 lü yıllarda Arabistan’dan gelerek Mezopotamya’da devlet kurdular. • Akadlar; Elam, Asur, Doğu Anadolu ve Akdeniz’i fethederek imparatorluk kurdular. • 2150 yıllarında kuzeyden gelen Gutiler tarafından yıkılmıştır. Anadoluyu etkileyen diğer uygarlıklar • İran’da hüküm süren Persler Anadolu’ya gelerek 200 yıl hüküm sürdüler. • kurulan Makedonya Devleti’nin kralı olan Büyük İskender Asya seferine çıkarak Anadolu Mısır, Suriye, İran ve Hindistan’ı ele geçirmiş ve sefer dönüşü ölünce ülke küçük krallıklara biriside Batı Anadolu’daki Bergama krallığı zamanında bilim ve kültür önem kazanmıştır. Parşömen Bergamon kağıdı icat edilmiş ve bilgiler kalıcı hale getirilmiştir. • 753’te İtalya’da kurulan Roma İmparatorluğu 60 lı yıllarda sınırlarını hızla genişletmiş ve Anadolu,Mısır,Suriye ve Kuzey Afrika’yı ele geçirerek büyük bir imparatorluk kurmuşlardır. Anadolu’da Roma dönemine ait mimari eserler İstanbul’da Bozdoğan kemeri ve Çemberlitaş, Ankara’da ise Ogüst Mabedi Tapınağı ve Roma Hamamıdır. • Roma İmparatorluğu 395 yılında Batı Roma ve Doğu Roma Bizans İmparatorluğu olmak üzere ikiye Roma’dan Bizans’tan günümüze pek çok mimari eser kalmıştır bunların en önemlisi İstanbul’daki Ayasofya , Yerebatan Sarnıcıdır. • Doğu Akdeniz kıyılarında denizcilikle uğraşan Fenikeliler buldukları 22 harflik alfabeleriyle Anadolu’yu ve Dünyayı etkileyerek katkıda bulunmuşlardır. • Mısır uygarlığı ise kullandıkları resim yazısıHiyeroglif, güneş yılı esaslı takvim ile tıp, matematik, astronomi alanlarında dünya medeniyetine katkıda bulunmuşlardır. Aşağıda ilk çağ uygarlıkları buluşlarının insanlığa katkıları nelerdir kısaca olarak ele alacağız. İlk çağda insanların barınma, beslenme, korunma amacıyla hayatlarını sürdürebilmek için çevrelerinde olan malzemeleri kendilerinin yararına kullanacak şekilde ele alması söz konusu olmuştur. Avcılık ,toplayıcılık, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yapılması ve hızla gelişmesi ilk çağda insanların buluşlar yapmasıyla da hız kazanmıştır. İlk çağ uygarlıklarının buluşları insanlığa katkı olarak bilim ve tekniğin gelişmesini, eğitim ve öğretimin nesiller boyu devam etmesini, tarım ve hayvancılığın öğrenilmesini, kültür, sanat faaliyetlerinin yapılmasını, devlet ve millet anlayışının oluşmasını sağlamıştır. Bu nedenle hayatın teknik olarak daha kolay yaşanmasını da teknolojinin ortaya çıkmasıyla gerçekleşmesi söz konusu olmuştur. İlk Çağda Anadoluda kurulan uygarlıklar, İlk çağ Anadolu Uygarlıkları, Anadolu uygarlıklarının isimleri, Anadolu Uygarlıkları hakkında bilgi HİTİTLER 2000 yıllarında Anadolu’ya gelerek Kızılırmak çevresinde devlet kurmuşlardır. Başkentleri Hattuşaş Boğazköy şehridir. Çorum yakınlarındadır. Hititliler Suriye’yi ele geçirmek için Mısırlılarla savaşın sonunda iki devlet arasında Kadeş Antlaşması imzalandı. Kadeş Antlaşması 1280 Dünya tarihinde iki devlet arasında yapılan ilk antlaşmadır. •Hitit Devleti 1200 yılında Anadolu’ya gelen Frigyalılar tarafından yıkıldı. FRİGYALILAR • 1200 yıllarında Hititlerin yıkıldığı bölge üzerinde ve Ankara ,Eskişehir ,Afyon dolaylarında devlet kurdular. •Devletin başkenti Ankara’nın Polatlı ilçesi yakınlarındaki Gordion şehridir. •Frigyalılar krallarına Midas ünvanı verirlerdi. •Tarım ve hayvancılıkla ve hayvancılıkla ilgili sert kanunlar koymuşlar tarıma ve hayvancılığa zarar verenleri şiddetle cezalandırmışlardır. •Frigyalılar Kafkaslardan Anadolu’ya gelen Lidyalılar tarafından yıkılmıştır. LİDYALILAR Gediz ve Büyük Menderes ırmakları arasında kurulmuştur. Kral Giges zamanında bağımsız bir devlet kurmuşlardır. Başkentleri Sard şehridir. Bugünkü Manisa-Salihli yakınlarındadır. Ticaretle Giges Efes’ten başlayıp Mezopotamya’ya kadar uzanan Kral Yolu’nu yaptırmıştır. Ticaretteki bu gelişmeler nedeniyle Lidyalılar tarihte ilk kez parayı icad ettiler. Lidyalılar 547 yılında Anadolu’yu işgal eden Persler tarafından yıkıldılar. URARTULAR 900 yılında Doğu Anadolu’da kuruldu. Başkenti TuşpaVan şehridir. Maden işlemeciliğinde ilerlemişlerdir. Tarımla ve hayvancılıklada ovasını sulamak için yaptıkları su kanalları günümüzde bile kullanılmaktadır. Urartu Devleti 600 yılında Medler tarafından yıkılmıştır. İYONYALILAR 1200 yıllarında Yunanistan’dan göç ederek Ege kıyılarına yerleşen Akalar tarafından kuruldu. Akalar Ege kıyılarında 12 ayrı şehir kurmuşlar ve şehir devletleri halinde yaşamışlardır. En önemli İyon şehirleri İzmir,Efes,Milet,Foça’dır. Her şehrin başında ayrı bir kral dolayı hiçbir zaman güçlü bir krallık kuramamışlar ve ayrı ayrı şehir devletleri halinde birlik yoktur. İyonyalılar denizcilikte ileri zamanla Lidyalıların,Perslerin ve Romalıların egemenliğine girerek kaybolmuşlardır.

ilk çağda denizcilikle uğraşan uygarlıklar