bpYWj. Avrupa Gıda Bilgi Konseyi İletişim Direktörü Nimali Samarasinsha sağlık ve beslenme ile ilgili haberler için “Sahte haber çağındayız. Adeta haber obezitesi yaşıyoruz” diye başlamadan Google’a “Beslenme” yazdım. 46 saniye içerisinde 55 milyon 600 bin sonuç çıktı. Türkiye’deki istatistiki verilere göre Google’a “Beslenme” kelimesini yazdığımızda 2015 yılında 15 milyon sonuç çıkıyordu. Yani dört yılda 40 milyonu aşkın yeni sonuç ile karşı karşıyayız. Ancak bu artış toplum sağlığı açısından daha iyi bilgiler anlamına gelmiyor. Çünkü ne yazık ki sağlık ve beslenme ile ilgili haberlerin büyük bir çoğunluğu pek de “sağlıklı” değil. Bunun birçok nedeni var Bilim insanlarının yaptıkları çalışmaları doğru anlatamaması, popüler olmak adına sonuçları çarpıtabilen uzmanlar ve sosyal medya fenomenleri, daha çok tık almak adına atılan manipülatif haber başlıkları… Bunlar, Dünya Bilim Gazetecileri Federasyonu tarafından İsviçre’nin Lozan kentinde “Bilim Gazeteciliğinde Yeni Zirvelere Ulaşmak” temasıyla düzenlenen konferansta konuşuldu. The Guardian, Le Monde, Financial Times gibi medya kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı konferansın ana konularından biri de sağlık ve beslenme haberleriydi. Konferansta Sabri Ülker Vakfının ev sahipliğinde sağlık haberlerinde bilgi kirliliği ile nasıl mücadele edilebileceğinin ele alındığı bir oturum da güven azalıyorOturumda konuşan Sabri Ülker Vakfı Genel Müdürü Begüm Mutuş, Reuters Institute tarafından hazırlanan 2019 Dijital Haber Raporu’nun sonuçlarına da değindi. Mutuş, “Rapor toplumun hem geleneksel hem sosyal medyada doğru bilgiye ulaşma ihtiyacının yükseldiğini ancak haberlere güvenin azaldığını ortaya koyuyor. Rapora göre haberlere genel güven yüzde 42’ye gerilemiş durumda. Türkiye’ye bakıldığında ise toplumun yüzde 40’ı sosyal medyadan edindiği haberlere güvenirken, toplumun yüzde 33’ü haber edinmek, bilgi almak için Instagram’ı kullanıyor” dedi. Oturumun bir diğer konuşmacısı Avrupa Gıda Bilgi Konseyi EUFIC İletişim Direktörü Nimali Samarasinsha uzman olmadığı halde dijital medyada sağlıkla ilgili paylaşımlar yapan influencer’lara karşı uyardı. Sahte haber çağında olduğumuzu ve adeta haber obezitesi yaşadığımızı vurgulayan Samarasinsha “Son yıllarda sosyal medyada sağlıkla ilgili bilgilerde patlama yaşandı. Bu konuda hiçbir eğitimi ve uzmanlığı olmayan kişiler paylaşımlar yapıyor. Onların paylaştığını da takipçileri paylaşıyor. Bu paylaşımların büyük bir çoğunluğunun bilimsel desteği yok. Bazı influencer’lar tamamen sponsorların istediği şekilde paylaşım yapıyorlar. Influencerların paylaştığı bilgi uzmanlarınkinden milyonlarca fazla. Bütün bunlar yanlış bilgilenmelere sebep oluyor” doktorlar problemiBilim Medya Merkezi Science Media Center Başkanı Fiona Fox da oturumun konuşmacıları arasındaydı. Fox medyatik doktorların bütün dünyanın problemi olduğunu söyledikten sonra “Eskiden aşırı yağ tüketmek zararlıdır denilirdi; şimdi Yağ yiyin’ diye Times’a kapak oluyor. Şeker zararlı denirdi, birileri çıkıp rahatça Şeker yiyebilirsiniz’ diyor. Araştırmadan haber yapanlar bu bilgileri paylaşıyor. Bu tür haberlerin kaynağı bilimsel olmayan, kitap yazıp popüler olmak isteyen medyatik doktorlar. Biz bu konuda uyarı yapıp Times’ın gerçeği görmesini sağladık ve Yağ sağlıklıdır’ diyen kapağını değiştirdik” dedi. Uzmanlara göre bu problem bağımsız bilim komitesi olan referans kurumların bilgilendirici rol üstlenmesi ile kısmen çözülebilir. Sabri Ülker Vakfı da Türkiye’de bunu başarmayı hedefliyor.
Eki 8, 2020 Sağlıklı beslenmek son zamanlarda önemi giderek artan bir durum haline gelmektedir. Hem sağlıklı bir yaşam sürmek için hem de kişilerin kilo kontrolünü sağlama adına bu husus en önemli konulardan biridir. Özellikle yetişkinler için sağlıklı beslenme yaşamın ilerleyen süreçlerine olumlu katkılarda bulunmaktadır. Yaşlılık dönemine kadar her yaş grubunda özenli ve dengeli bir beslenme ile hastalıklardan korunmak mümkün olmaktadır. Dengeli beslenme ayrıca ideal kilo seviyesine ulaşmada da oldukça etkili olmaktadır. Vücudun normal işleyişini yerine getirebilmesi için gereken tüm besinlerin noksansız olarak karşılanması gerekmektedir. İnsan sisteminin çalışır bir şekilde ilerleyebilmesi için besinlerin vücuda aktarılması son derece önemlidir. Tüm bunların yerine getirilmesi için sağlıklı beslenmek her daim yerine getirilmesi gereken bir durumdur. Sağlıklı Beslenmek İle İlgili Bilinmesi Gerekenler Düzenli beslenme nedir sorusu son zamanlarda merak edilen trend konuları arasında bulunmaktadır. Özellikle her yaştan birey için söz konusu olan çağın hastalığı obezite riskini azaltmak için sağlıklı beslenmek son derece önemlidir. Sağlıklı beslenme ile ilgili en önemli husus alınan kalorinin kararında olmasına dikkat edilmesi gerektiğidir. Tüketilen besinler vücutta gerekli olan enerji ihtiyacını karşılamaktadır. Bu besinler içerisinde yer alan temel besinler; karbonhidrat, yağ ve proteindir. Bu temel besinlerin yanı sıra vitamin ve minerallerde besinler aracılığıyla vücuda girmektedir. Alınan besinler bağışıklık sisteminin her noktasında oldukça faydalı etkiler bırakmaktadır. Özellikle sindirim ve dolaşım sistemi açısından fazlasıyla önemli olmaktadır. Sağlıklı Beslenme Nedir? Sağlıklı beslenmek; en basit anlatımla besinler yoluyla alınmış olunan, bireylerin ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlayan ve ideal kilonun korunmasına sağlayan beslenme şeklidir. Ayrıca sindirim sistemi başta olmak üzere vücuttaki tüm sistemlerin belli bir düzen içerisinde çalışabilmesi için dengeli beslenme oldukça önemlidir. İnsanların gerek beslenme tarzlarının farklı olması gerekse vücut kütlesinin farklı olmasına bağlı olarak kişilerin kendilerine has Sağlıklı BESLENME Tabağı oluşturmaları gerekmektedir. Her bir bireyin yaşı, cinsiyeti ve sağlık durumlarının birbirinden farklı olmasına bağlı olarak beslenme programlarının da farklı olması olağan bir durumdur. Bu nedenle sağlıklı beslenmek isteyen kişiler için tek bir liste durumu söz konusu değildir. Kişinin ideal kiloya ulaşmak ve sağlıklı bir hayat sürmek adına uymak zorunda kalacağı program uzman diyetisyenler tarafından hazırlanmalıdır. Benzer konular hakkında içeriklere ulaşmak için İnovasyon İçin Eğitim Vakfı’nın blog sayfasını takip edebilirsiniz. Ayrıca bilgilendirici konular hakkında videolara ulaşmak için Doç. Dr. Gamze Sart’ın YouTube kanalına abone olabilirsiniz.
Millî Eğitim Bakanlığı ve Nestlé Türkiye iş birliğinde 6. Yılına giren Sağlıklı Adımlar Projesi ile yılsonuna kadar 9 şehirde eğitimler verilecek. Dünyanın lider beslenme, sağlık ve iyi yaşam şirketi Nestlé, Türkiye’de 2012 yılından bu yana Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü iş birliğiyle “Sağlıklı Adımlar” projesini yürütüyor. 6 yılda 70 bin çocuk 140 bin veli İlkokul 3. sınıf öğrencilerinin sağlıklı beslenme ile fiziksel aktivitenin önemi hakkında bilinçlendirilmesi amacıyla 6 yıldır yürütülen Sağlıklı Adımlar Projesi ile şu ana kadar 13 şehirdeki 66 okulda 70 bin çocuk ve 140 bin veli ile birlikte öğretmene ulaşıldı. Daha da yaygınlaştırılması planlanan proje kapsamında, uzmanlarla birlikte yıl boyunca İzmir, Bursa, Eskişehir, İstanbul, Ankara, Şanlıurfa, Adana, Trabzon ve Kayseri olmak üzere 9 ile gidilerek, çocuklar ve aileler için, dengeli beslenme, pedagojik gelişim ve fiziksel aktivitenin önemi konusunda bilgilendirici ve eğlendirici etkinlikler gerçekleştirilecek. Nestlé Türkiye Genel Müdürü Felix Allemann ile Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü Araştırma-Geliştirme ve Projeler Daire Başkanı Dr. Gülderen Özdemir, düzenlenen toplantıda, 6. yılına giren projede şu ana dek elde edilen sonuçları paylaştılar, proje kapsamında yıl boyu sürecek Türkiye turuna dair bilgiler verdiler. Çocuklar ile eş zamanlı olarak aileler ve öğretmenlerin de farkındalığının artırılmasının önemine değinilen toplantıda konuşan Allemann, daha çok çocuğa erişmek ve daha fazla fayda sağlamak için Nisan ayında uzmanlar eşliğinde Türkiye’yi gezmeye başlayacaklarını, yıl sonuna kadar 9 şehre gidileceğini bildirdi. Nestlé Türkiye Genel Müdürü Felix Allemann “Daha sağlıklı bir geleceğe katkı için çalışıyoruz” “Nestlé olarak, kurucumuz Henri Nestlé’nin küçük bir bebeğin hayatını kurtarmasıyla başlayan hikayemizi, faaliyet gösterdiğimiz tüm ülkelerde ortak değer yaratma anlayışı ile sürdürüyoruz. Bireylerin ve ailelerin yaşam kalitesini artırmak ve daha sağlıklı bir geleceğe katkıda bulunmak için çalışıyoruz” diyen Nestlé olarak Türkiye Genel Müdürü Felix Allemann, gelecek Gelecek nesillerin şimdinin çocukları olduğunun ve onları bilinçlendirmenin sağlıklı bir gelecek için ne kadar önemli olduğunun altını çizdi. Allemann, şunları söyledi “Sağlıklı Adımlar projemizle okul çağındaki çocukları sağlıklı beslenmeye, daha aktif ve iyi bir yaşama teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Bunun için Millî Eğitim Bakanlığı’nın değerli desteği ve akademisyenlerle birlikte programımıza, yeni geliştirdiğimiz Sağlıklı Adımlar Oyunu’nu da ekledik. Bununla amacımız sağlıklı beslenmenin yanında çocukların daha hareketli olmasını da sağlamak. 2018’de hedefimiz daha çok çocuk ve ebeveyne ulaşabilmek. Bunun için 15 Nisan’da 9 ilde uzmanlar eşliğinde halkımızı yörelerinde ziyaret edeceğimiz bir Türkiye turuna çıkıyoruz. Her zaman olduğu gibi Türkiye’de insanların yaşamlarını zenginleştirmeyi ve toplumun refahı için ortak değer yaratmayı bir görev biliyoruz.” “Öğrencilerde %25 bilgi artışı sağlandı” Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü Araştırma-Geliştirme ve Projeler Daire Başkanı Dr. Gülderen Özdemir de, sağlıklı nesillere sahip olabilmenin önemine değinerek, şunları kaydetti “Çocuklarda gelişimin erken döneminde dengeli beslenme ile fiziksel aktivite konularında bilinç oluşturmak büyük önem taşıyor. Bu vizyonumuzu paylaşan Nestlé Türkiye ile birlikte Sağlıklı Adımlar projesini hayata geçirdik. Projeyle çocukların dengeli beslenme ve aktif bir yaşamı alışkanlık haline getirmesi, günlük hayatına adapte etmesi ve bunu ömür boyu devam ettirmesini amaçlıyoruz. Özel olarak geliştirilen materyaller projenin, öğrenci, öğretmen ve veli dâhil olmak üzere ilgili tüm hedef gruplarını kapsayan bir yaklaşımla yürütülmesini sağlıyor. Projenin etkisini görmek için her dönem sonunda ölçme-değerlendirme çalışması yapıyoruz. Buna göre bilgi artış düzeyi, 2015-2016 döneminde öğrencilerde %25, 2016-2017 döneminde öğretmenlerde %27,5 şeklinde gerçekleşmiştir.”
Sağlık varlıktan yeğdir atasözü ile ilgili kısaca bilgilendirici bir metin ve zenginlik arasında bir seçim yapacak olduğumuzda tercihi sağlıktan yana kullanmalıyız. Çünkü turp gibi olmadıktan sonra zengin olmuşsun ne yazar. İnsan yapı itibariyle malım mülküm çok olsun istiyor. Zengin olayım para içinde yüzeyim, sefalet çekmeyeyim diye düşünüyor ancak en büyük zenginliğin sağlık olduğunu da unutmamak zaman birçok dairemiz olsa, istediğimiz en pahalı arabaları satın almış olsak. Bir de hasta olduğumuzu düşünürsek bütün bu mal varlıklarının bir işe yaramadığını görürüz. sağlık yoksa varlığın da bir kıymeti üzülerek belirtmek istiyorum ki yoktur. Para pul içinde sefa sürmek ilk başta insana çok cazip gelse de insan bir hastalığın pençesine düşüp de sağlığını yitirince bunların hiçbirinde gözü olmaz. Dolayısıyla sağlığı asla ikinci plana atamayız. En küçük bir ağrıya bile dayanamıyoruz. Hastalık çekmek hiç kolay değildir. Hatta çoğu hastaya sorsanız, size sağlığım yerinde olsun da tek fakirlik içinde yaşayayım. Bir kuru ekmeğe bile razıyım sağlık varlıklı olmaya göre daha iyidir. Bir tercih yapma durumuyla karşı karşıya kaldığımızda seçimin sağlıktan yana olması çok daha önemlidir Yeği kelimesi bir şeyi tercih etmek, seçmek gibi anlamlara gelir. Burada da zengin olmak mı, sağlıklı olmak mı diye ikilemde kalma durumu olunca tabii ki sağlık demeliyiz.
Sezgisel beslenme vücudunuz ve açlık-tokluk sinyalleriniz hakkında sizi uzmanlaştıran bir yeme sistemidir. Temel olarak geleneksel bir diyete karşıdır. Sezgisel beslenme, ne yiyeceğiniz, nelerden kaçınacağınız ya da ne zaman yiyeceğiniz hakkında kurallar içermez. Bunun yerine bu seçimleri yapacak en iyi kişinin aslında siz olduğunuzu öğretir. GİRİŞ Sezgisel yeme, yiyecek ve beden algısına karşı sağlıklı bir tutum geliştiren bir yeme tarzıdır. Temel fikir; açken yemek yemek, doyduğunda bırakmaktır. Maalesef ki birçok doktor ve diyetisyen belirli kalıpları kullanır ve sizi sezgisel beslenmeden uzaklaştırabilir. Öğün saatlerinizi belirlemek, öğün sayınızı vücudunuza uygun olmayan şekilde planlamak yapılan hatalardandır. Yapmanız gereken ise sezgilerinize güvenmektir. Sezgisel olarak yemeğe başlamak için de vücudumuza nasıl güveneceğinizi yeniden öğrenmeniz gerekebilir. Buradaki en önemli nokta fiziksel açlık ile duygusal açlığı birbirinden ayırmaktır. FİZİKSEL AÇLIK; Bu türde bir açlık bir biyolojik dürtüdür ve size besinleri kullanmanız gerektiğini söyler. Yavaş yavaş gelişir, mide-barsak sesleri, yorgunluk, sinirlilik gibi farklı sinyalleri vardır. Bir şey yediğinizde açlığınızı tatmin edersiniz. Fiziksel açlık normal ve olması gereken bir dürtüdür. DUYGUSAL AÇLIK; Bu tür bir açlığın nedeni duygusal ihtiyaçlardır. Üzülme, stres, yalnızlık, travmalar ve bazen sevinç yemek için istek yaratabilecek duygulardan bazılarıdır. Yedikten sonra kendinden nefret etme, suçluluk ya da geçici bir iyi olma durumu gözlemlenir. ÖZETLE Sezgisel beslenme diyet kitaplarından, uzman reçetelerinden gelen kalıp bilgiler yerine fiziksel açlığa dayanır. Yemek yeme suçluluk duymadan fiziksel açlığı tatmin etmelidir. SEZGİSEL BESLENMENİN TARİHİ Sezgisel yeme terimi 1995 yılında Evelyn Tribole ve Elyse Resch tarafından yazılmış bir kitabın adı olarak ortaya çıkmıştır. Ancak kavramın daha önceki fikirlerde kökleri vardır. İlk öncüleri arasında 1978’de Dr Orbach ve 1982’den bu yana duygusal beslenme hakkında yazan Geneen Roth yer alıyor. 1973 yılında kurulan Green Mountain isimli kilo yönetim programında ise şu sonuca varıldı; ’Diyetler birçok kişide işe yaramıyor, yaşam tarzı değişiminin ve duygusal yeme nedenlerinin düzeltilmesi gerekir’’ ÖZETLE Sezgisel yeme fikri 1970’lerin başından bu yana araştırılmış ve tartışılmıştır ancak bilimsel bir terim olarak 1995’de belirtilmiştir. TEMEL PRENSİPLER; Sezgisel yeme sisteminde şu önemli ilkeler ön plana çıkar 1; ??DİYET KAFASINDAN ÇIKIN Diyet kafası, bir yerde sizin sorunlarınızı çözecek bir diyetin olduğuna inanmaktır. Sezgisel beslenme diyet karşıtıdır. ??AÇLIĞINIZI SEVİN Açlık düşmanımız değil, sağlığımız için faydalı bir metabolik durum. Vücudunuzu sağlıklı besleyerek açlık belirtilerinize yanıt verin. Ancak aşırı derecede ve sistemsiz aç kalmak fazla yemek yemeniz riskini doğurur ve bu sizin için iyi değildir. ??BESİNLERLE BARIŞ İMZALAYIN Yiyeceklere karşı açtığınız savaşta ateşkes imzalayın. Ne yemeniz ve yememeniz gerektiği hakkındaki eski düşüncelerinizden kurtulun. Yemekler iyi ya da kötü değil. Siz de yedikleriniz ya da yemedikleriniz için iyi ya da kötü değilsiniz. ??DOYGUNLUĞUNUZA SAYGI GÖSTERİN Vücudunuz tıpkı ne zaman aç olduğunu söylediği gibi ne zaman doyduğunuzu da söyler. Tokluk sinyallerinizi keşfedin ve doymuş hissettiğinizde durun. Yavaş yemek yemek bu konuda size oldukça fayda sağlayacaktır. ??YEMEKTEN KEYİF ALIN Yemek yeme deneyiminizi eğlenceli kılın. Size iyi gelen bir yemek yiyin. Yemeğinizi zevkli bir deneyim haline getirdiğinizde daha az yemekle tatmin olacağınızı göreceksiniz. ??DUYGULARINIZI YEMEK YERİNE BAŞKA BİRŞEYLE DOYURUN Aslında duygusal yeme duygularla başa çıkma stratejisidir. Duygusal tatmini yakalamak için yiyeceklere başvururuz. Yiyeceklere başvurmak yerine ruhunuzdaki boşlukları dolduracak başka yollar arayın. Yürüyüş yapmak, ibadet etmek, meditasyon yapmak, sosyal ilişkilerinize önem vermek bu yollardan bazılarıdır. Açlık diyebileceğiniz o hissin aslında duygusal boşluklara dayandığının farkına varın. ??VÜCUDUNUZA SAYGI DUYUN Bedeninizle ilgili olumsuz düşünceler taşımaktan ve eleştirmekten ziyade, onu sevin ve görünüşünüzle barışın. Yetenekli ve güzel olduğunu bilmeniz değişim için önemlidir. ??TARTIYA ODAKLANMAYIN Öncelikli Hedefiniz sağlığınızı iyileştirmek ve daha iyi-güçlü hissetmek olsun. Sadece kilo vermeye odaklanmanız sizi yolunuzdan saptıracaktır. BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR Sezgisel beslenme ile ilgili araştırmalar gün geçtikçe artmaktadır. Şimdiye kadar yapılan çalışmalar sezgisel yemenin sağlıklı psikolojik tutumlarla, daha düşük vücut kitle indeksiyleBKİ ve kilo kaybıyla bağlantılı olduğunu göstermiştir 2. Sezgisel yemenin en önemli faydalarından birisi psikolojik olarak daha sağlıklı olmaktır. Sezgisel yeme çalışmalarına katılanlar daha az depresyon ve endişe yaşayarak, öz saygılarını, beden algılarını ve genel yaşam kalitelerini geliştirdiler 3. Diğer çalışmalar özellikle kadınların yeme davranışlarını ve tutumlarını incelemiş ve sezgisel beslenenlerin düzensiz yeme davranışları gösterme ihtimallerinin daha düşük olduğunu ortaya koymuştur 4 ÖZETLE Bilimsel çalışmalar gün geçtikçe artmakla beraber; sezgisel beslenmenin yiyeceklere ve kişisel imaja karşı daha sağlıklı tutumlarla bağlantılı bulunduğunu gösteriyor. NASIL BAŞLANIR? Sezgisel beslenmenin size iyi geleceğini düşünüyorsanız başlamanın bunun birkaç yolu var. Kendinizi yargılamadan yeme davranışlarınızı ve tutumlarınızı gözlemlemeye başlayın. Acıktığınızda bunun duygusal mı yoksa fiziksel bir açlık mı olduğunu keşfedin. Yediğinizde midenizi mi yoksa duygularınızı mı doyurduğunuza dikkat edin. Acıktığınızda yemek yemeyi hedefleyin, fakat sistemsiz ve sizi zorlayacak açlıktan kaçının. Doyduğunuzda durun, midenizi doldurmaya çalışmayın. Bu konuda daha fazla kaynak okumak size yardımcı olacaktır bunun yanında bu alanda çalışan bir beslenme uzmanı ile görüşmek daha etkili olabilir. EV MESAJI Sezgisel beslenme sizi tam da istediğiniz beslenme düzenine ulaşmanıza yardımcı olabilir ancak unutmamanız gereken şey yediğiniz şeylerin de sağlıklı olması gerektiğidir. Vücudunuzu ve ruhunuzu keşfetme çabası sağlığınız için yapacağınız en kıymetli harekettir. Keşiflerinizde başarılar dilerim! Dyt Alican Demiroğlu 1 2 3 4 Bu yazıda sitesinin kılavuzundan faydalanılmıştır.
sağlıklı beslenme ile ilgili bilgilendirici metin