yrddoç.dr.rıdvan üney, 3-4 yaşlarında ayrılık ya da kaybetme korkusu yaşayan çocukların ebeveynlerine şu önerilerde bulundu: “3-4 yaş çocuğunu kreşe ya da bakıcıya bıraktığınızda; en azından ilk günlerde orada biraz zaman geçirin. çocuk oraya alıştıktan sonra, yani oranın güvenli bir ortam olduğuna ikna olmasını sağladıktan sonra
Nede kendine: “Kötü biriyim ben, kendi çocuğunu sevmeyecek kadar taş kalpli.” Anneliğin resmi tarihi titiz bir temizlik gerektirir hafızanın kuytularında. Agripina Fyodorovna Antipova’nın talihsizliği, bebeğini sevmeye, yani senebesene, kademe kademe sevmeye ve aslında hep aynı yoğunlukta sevdiğine kendini inandıracak
BirAnnenin Kreşe Alıştırma Dönemini Anlatan Hikaye Çocuğun hazır olmasını kendimce şöyle anlatabilirim, eğer çocuğunuz sizden hiç ayrılmamışsa, ona Jump to Sections of this page
İstanbulda 2 yaş çocuğunu kreşe yollayan var mi. 0 oy . 84 göst. 15 Temmuz 2021 Aile kategorisinde Baby baby (854 puan) . 3 Cevaplar. 0 oy . 15 Temmuz 2021 Hiram arasım (32,975 puan) tarafından cevapland ı. Bilmim post çıksın. .-Reklam-0 oy . 15 Temmuz
Bukonuda illa kitap okuyacağım deniliyorsa diğer yazarlar bir kenara bırakılacak ve Harvey Karp okunacak. ( NOT : Harvey Karp' ın Mahallenin En Mutlu Yumurcağı diye bir kitabı var. Ama incelediğim kadarıyla 1-4 yaş arası dönemi anlatıyor. Tüm araştırmalarıma rağmen, 0-1 yaş arasını anlattığı kitabını bulamadım.
Çocuklarınnormal koşullarda kreşe başlaması için en ideal yaş 3-3,5’tur. Eğer çalışıyorsanız ya da çocuğunuza başka birinin bakmasını istemiyorsanız 2,5 yaşından sonra çocuğunuzu kreşe verebilirsiniz. 2-2,5 yaşında kreşe başlandığı durumlarda yarım günlük oyun grupları ile başlayıp süreyi yavaş yavaş
Wl7eg. Çocukların kreşe başlama yaşı konusunda ailelere uyarı! - 1132 Güncelleme - 1140 Psikolog Sürmen, "Çocuğunuzun oluşturduğunuz arkadaş grupları içindeki davranışlarını gözlemleyerek, kreş zamanının gelip gelmediğini anlayabilirsiniz" dedi Psikolog Nergis Hasancebi Sürmen, çocukların her geçen yıl farklılaşan becerileri ve yaşantılarının bu alanlara göre ele alınması gerektiğini belirterek, kreşe başlama yaşının belirlenmesi yönünde ailelere tavsiyelerde bulundu. Çocukların adapte olmadığını bile bile kesinlikle kreşe zorlanmaması gerektiğine dikkat çeken Psikolog Sürmen, "Çocuğunuzun oluşturduğunuz arkadaş grupları içindeki davranışlarını gözlemleyerek, kreş zamanının gelip gelmediğini anlayabilirsiniz" dedi. Çocuğun doğduğu andan itibaren dünyaya uyum sağlamasının çok önemli olduğunu kaydeden Sürmen, "Doğduğu andan itibaren dünyaya uyum sağlamaya çalışan çocuğunuzun sağlıklı gelişimi oldukça önemlidir. Bu anlamda çocukların gelişimini fiziksel, zihinsel, duygusal, ruhsal ve toplumsal alanlarda takip etmek gereklidir. Büyüyüp geliştikçe toplumsal hayatın içinde daha çok yer edinmeye başlayan çocuklar için okul öncesi eğitim süreci de önemli ve değerli bir aşamadır. Çocuklar toplum hayatına alışmaları, paylaşmayı öğrenmeleri, becerilerini geliştirilerek okul eğitimine hazır hale gelmeleri ve okulda uyum sorunu yaşamamaları amacıyla okul öncesi eğitime başlatılır" dedi. "İKİ YAŞINA KADAR ÇOK GEREKMEDİKÇE KREŞE GÖNDERİLMESİ ÖNERİLMİYOR" Sürmen, son 10 yıl içinde okul öncesi eğitim kurumlarına pedagojik nedenlerle olduğu kadar ekonomik nedenlerle de daha fazla gerek duyulmaya başlandığını ifade ederek, kreşe başlayacak çocuklarda olması gereken özellikler hakkında şunları söyledi"Süt çağı olarak bilinen iki yaşına kadarki dönemde çocuk annesine maddi ve manevi olarak daha çok gereksinim duyar. 2 yaşına kadar çok gerekmedikçe çocuğun kreşe gönderilmesi önerilmemektedir. Evde kardeşi olmayan çocuklar, kreşte yeni arkadaşlar bulur ve paylaşma, sorumluluk duygusu kazanabilirler. Çocuğunuzun oluşturduğunuz arkadaş grupları içindeki davranışlarını gözlemleyerek, kreş zamanının gelip gelmediğini anlayabilirsiniz. Pek çok çekingen çocuğun kreşe gittikten sonra alıştığı ve sosyalleşmeye başladığı anne babalar tarafından ifade edilmiştir. Kreşte ilk günlerde sağlığını ve davranışlarını dikkatle gözlemleyin. Ona zaman verin ve alışması için telkinlerde bulunun" diye konuştu. "KESİNLİKLE ADAPTE OLAMADIĞINI BİLE BİLE ÇOCUĞU KREŞE ZORLAMAYIN" Adapte olmayan çocuğun bile bile kreşe gönderilmemesi gerektiğine dikkat çeken Sürmen, "Çocuğunuzda tuvalet eğitimi ile ilgili sorunların ortaya çıkması, okuldan soğuma, uyku problemleri, beslenme alışkanlıklarında bozulma, saldırganlık, iletişim bozuklukları gözlemliyorsanız, vakit kaybetmeden kreşe alternatif çözümler bulmaya çalışın. Hoşçakal diyebilmeli. Kreş çocuğunun derin bir kaygıya ve endişeye kapılmaksızın anne-babasına veya bakıcısına 'güle güle' veya 'hoşçakal' diyebilmesi, yani onlardan ayrılabilmeye hazır olması beklenir. Elbette kreşin ilk günlerinde biraz huzursuz olabilirler. Yalnız gün boyunca ağlayan bir çocuk kreş hayatına henüz hazır olmayabilir. Başından geçenleri anlatabilmeli. Kreş çocuğunun anne-babasından uzaktayken yaşadığı önemli gelişmeleri ve kendisine yapılan yanlış davranışları ayrıntılarıyla olmasa bile ana hatlarıyla anne-babasına aktarabilmesi gerekir. 'O beni dövdü', 'Öğretmen bana kızdı', 'Teyze yemek vermedi' ve 'Okulda üşüdüm' gibi. Bu özellik Türkiye'deki çok yetersiz bazı kreş ortamları düşünüldüğü zaman özel bir önem kazanmaktadır" dedi."TUVALET İHTİYACINI SÖYLEMELİ" Tuvalet ihtiyaçlarını sözlü olarak anlatamayan çocuğun kreşe gönderilmesinin sıkıntılara yol açacağını kaydeden Sürmen, "Tuvalet ihtiyacını söylemeli. Kreş çocuğunun çişinin ve kakasının geldiğini söyleyebilmesi veya hiç olmazsa 'Çişimi yaptım', 'Kakamı yaptım' diyebilmesi beklenir. Ayrıca temel istek ve ihtiyaçlarını ve duygularını ifade edebilmesi beklenir. 'Acıktım', 'Su istiyorum', 'Karnım ağrıyor' gibi çok basit ihtiyaçlarını sözlü olarak anlatamayan bir çocuk kreşe gönderilirse sıkıntı yaşayabilir. Yemeğini kendi yemeli. Kreş çocuğunun yemeğini kendi başına yiyebilecek durumda olması beklenir. Yeni arkadaşlar istemeli. Kreş çocuğu kendi başına arkadaşlık kurabilecek kadar başarılı olamayabilir. Ama çocuğun kreşe gitmeye ve yeni arkadaşlar edinmeye istekli olması gerekir. Etkinlik seçebilmeli. Kreş çocuğunun öğretmen yardımı olmaksızın bir etkinlik seçecek kadar bağımsız olması gerekir. Katıldığı etkinliği 10-20 dakika süreyle başarıyla devam ettirebilmesi beklenir. Dikkatini toplayabilmeli. Kreş çocuğunun çoğunlukla dikkati dağılmaksızın kurallara uyabilmesi ve verilen görevlere odaklanabilmesi gerekir. Örneğin resimli bir kitap okunurken kitaba dikkatini verebilecek bir düzeyde olması beklenir. Oyuncaklarını paylaşabilmeli. Kreş çocuğunun diğer çocukların da duygu ve düşüncelerinin olduğunu bilebilmesi, onları anlayabilmesi, sıraya girmeyi bilmesi ve oyuncakları paylaşmaya hazır olması beklenir. Ailesinden birkaç saat uzak kalabilmeli. Kreş çocuğunun anne-babasından birkaç saat uzak kalabilmesi ve kendi kendine bir şeyler yapmaktan hoşlanması beklenir" şeklinde konuştu.
Canan Eraslan Bu hafta ne yazık ki, 3 yaşındaki bir çocuğun kreş servis aracında unutularak ölümüne ağladık. Sorumlulara cezalar adli mercilerin işi ama o anne ve babanın acısını, anne ve baba olan milyonlarca kişi hissetti. Özellikle de çocuğunu çeşitli 'mecburiyetler' sebebiyle kreşe göndermek zorunda olanlar... Evet, minicik çocuğunu sadece fiziki şartlarına bakıp, birilerine emanet etmek.... Bir anne için hiç kolay değil. Evet, hiçbir mecburiyeti olmadığı halde çocuğunu 'sosyalleşsin' diye, yüzme ya da yabancı dil öğrensin diye kreşe gönderen anneler yok mu?! Elbette var ve ne yazık ki sayıları hiç de az değil. Böyle düşünen annelerin de var bir bildiği ama biz bu konuda bir uzmana danışalım istedik. Çocuklarımızı kaç yaşında kreşe gönderelim? Nelere dikkat edelim? Bunlara dikkat etmezsek ne olur? Bütün bu sorulara, Medical Park Gebze Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Seydi Battal Gölgeli cevap verdi. Gölgeli "Küçücük çocuklar kendini ifade edemezken kreşe gitmemeli. Onun ihtiyacı kreş ortamı değil, aile ortamıdır" dedi ve görüşlerini sıraladı. ASIL İHTİYACI AİLESİ Olağanüstü bir durum söz konusu değilse; çocukları 2,5 -3 yaşından önce aile ortamından ayırmamalı ve okul öncesi kuruluşlara kaydettirme kararı aceleyle verilmemelidir. Çünkü böyle yeni ve kalabalık bir hayata henüz hazır olmayan küçük bir çocuğun ihtiyacı öncelikle kreş değil, aile ortamıdır. Yeterli fiziksel, zihinsel, duygusal, ruhsal ve toplumsal olgunluk kazanmadan kreşe gönderilen çocuk zarar görebilir ve bu zararlı tercihin izleri yıllarca onu olumsuz etkiler. 3 yaşına gelse de kreşe hazır ÖNCE BAKIN Hoşça kal Kreşe gönderilen çocuk, 'hoşça kal' diyebilmeli. Çocuk derin bir kaygıya ve endişeye kapılmaksızın anne-babasına 'güle güle' veya 'hoşça kal' diyebiliyorsa, yani onlardan ayrılmaya hazırsa kreşe de hazır demektir. Elbette ilk günlerde biraz huzursuzluk yaşanabilir. Fakat gün boyu ağlıyorsa hazır değil demektir... Olanları anlatmalı Çocuk, anne-babasından uzaktayken yaşadığı önemli gelişmeleri ve kendisine yapılan yanlış davranışları; ayrıntılarıyla olmasa bile ana hatlarıyla anne-babasına aktarabilmesi gerekir. 'O beni dövdü', 'Öğretmen bana kızdı', 'Teyze yemek vermedi' ve 'Okulda üşüdüm' gibi. Siz de mutlaka günün nasıl geçtiğini anlatmasına izin vermelisiniz. Tuvalet ihtiyacı Kreş çocuğunun tuvalet ihtiyacını söylemesini bekler. 'Acıktım', 'Su istiyorum', 'Karnım ağrıyor' gibi çok basit ihtiyaçlarını sözlü olarak anlatamayan bir çocuk kreşe gönderilirse sıkıntı yaşayabilir. Kendisi yemeli Kreş çocuğunun yemeğini kendi başına yiyebilecek durumda olması beklenir. Arkadaşlık kurabilmeli Kreşe gidecek çocuk kendi başına arkadaşlık kuramayabilir ama yönlendirmeyle kolayca arkadaş bulabilmeli. Uykuya dayanma Çocuğun artık uzun süre uykuya ihtiyaç duymuyor olması gerek. Enerjisi uzun sürmeli, uyku düzeni olmalı. Öğleden sonra uzun süre uyuyan çocuk kreş ortamına hazır olmayabilir. Etkinlik seçmeli Çocuk etkinlik seçebilmeli, seçtiği etkinlikte 10-20 dakika devam edebilmeli. Dikkat toplama Resimli bir kitap okurken, dikkatini verebilecek seviyede olması beklenir. Paylaşmalı Kreş çocuğunun birlikte oynamayı bilmesi, oyuncakları paylaşması gerek. Uzak kalmayı bilmeli Ailesinden birkaç saat uzak kalması gerek. Bunu daha önceden çok yakınlarınıza bırakarak sağlayabilirsiniz. 5'e kadar saymalı Kreş çocuğunun bazı şekilleri tanıması, bazı renkleri bilmesi, 5'e kadar sayabilmesi, düşüncelerini ve ihtiyaçlarını basit sözlerle ifade edebilmesi, adını eksiksiz olarak söyleyebilmesi, boya kalemi ve kurşun kalem kullanabilmesi beklenir. Bisiklet Çocuk, yerinde zıplayabilmeli, tek ayak üzerinde durabilmeli, koşabilmeli, topa tekme atabilmeli, çevresinden dolaşarak engelleri geçebilmeli ve 3 tekerlekli bisiklete binebilmelidir. "BENİ İSTEMİYORLAR" DİYE DÜŞÜNEBİLİR Yanda sayılan gelişim gerçekleşmeden kreşe gönderilen çocuk psikolojik sorunlar yaşayabilir, topluma uyum sağlama konusunda sorunlarla karşılaşabilir. Mesele fark edilip dönülse de olumsuzlukları silmek çok uzun sürebilir. Bunun için çocuğun kreşe hazır olup olmadığına karar vermeden önce bir çocuk psikoloğuna danışabilirsiniz. Kreşe erken gönderilen çocukların yaşama ihtimali yüksek olan sorunlar şöyle Çocuk, anne-babasının kendisini ihmal ettiğini, evden uzaklaştırdığını ve hatta cezalandırdığını bile düşünebilir. Dinleme becerileri tam gelişmemiş olabileceği için öğretmenin talimatlarına ve sınıfın kurallarına uyamayabilir. Öz güvenini yitirebilir. Eğitimden soğuyabilir. İlerideki eğitim hayatında başarılı olamayabilir. Topluma ve eğitim kurumlarına şüphe, endişe ve korkuyla bakabilir. Ruhsal yapısı zarar görür, hırçın ya da pısırık hale gelebilir. Instagram'dan takip etmek için tıklayınız
Çocuğun kreşe başlama yaşının zorunlu haller dışında olması gerektiği bildirildi ANKARA - Yeşim Sert Karaaslan - Çocuğun kreşe başlama yaşının zorunlu haller dışında olması gerektiği bildirildi. Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Üniversitesi AÜ Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Runa İdil Uslu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların kreşe gönderilme yaşının çok önemli olduğunu söyledi. Kreş için uygun dönem belirlenirken çocuğun kişilik ve gelişimi ile ona bakan anne-baba ya da bakıcının kişilik yapılarının ve koşullarının da göz önüne alınması gerektiğini belirten Uslu, ''Çocukların normal koşullarda 3- yaşında kreşe başlaması uygundur. Annenin çalışıyor olması ya da bakıcı sorunu gibi zorunlu hallerde bile yaşına kadar evde bakım yapılması, yaşından itibaren kreşe verilmesi uygun'' dedi. Uslu, çocuğun ''ilk 3 yaş içerisinde kendisine birinci derecede bakım veren kişiye yoğun olarak bağlandığı ve kuvvetli bir ilişki geliştirdiği için bu yaş aralığından önce kreşe verilmesinin uygun olmadığını'' ifade etti. -''6 AYDAN İTİBAREN AYRILMA KAYGISI GELİŞİYOR''- Bakım verenle çocuğun arasındaki iletişim biçiminin önemine dikkat çekerek, olumlu bakım koşullarında yetiştirilen bebeklerin her zaman bağlanmayı geliştirdiklerini dile getiren Uslu, ''Bu bağlanma, beraberinde 6 aydan itibaren ayrılma kaygısını getiriyor. Sağlıklı bir çocuk, bu aydan itibaren bağlandığı kişiden ayrılmaya olan itirazını ifade edebiliyor'' diye konuştu. Ayrılma kaygısını, 8 aylık bebeğe bir yabancının yaklaşması halinde bebeğin anneye sarılması, yüzünü gizlemesi ya da suratını asması gibi davranış örnekleriyle anlatan Uslu, bu dönemde çocukların yabancılardan hoşlanmadığını, korktuğunu ancak bunların sağlıklı bağlanma işareti olduğunu söyledi. Uslu, çocukların hissettikleri ayrılma kaygısının zaman içinde güçlendiğini, yaşlarında en üst düzeye çıktığını, sonrasında ise yavaş yavaş becerilerinin gelişimi ile birlikte azaldığını ancak hiçbir zaman sıfırlanmadığını kaydetti. İyi gelişen bebeklerin, yaşlarında bakım verenin kısa sürelerle gözünün önünden uzaklaşmasına tahammül edebilecek hale geldiğini anlatan Uslu, ''Bunun da koşulu vardır. Çocuğun annesinden bu şekilde uzaklaşabilmesi için, kreşte bağlanabileceği birisini bulması gerekir. Bu kişi de tercihan öğretmen olmalıdır. Bebek kreşte öğretmenine bağlanabildiği anda annesinden kısa süreli ayrılmaya tahammül edebilecektir, aksi taktirde bağlanacak birisi yoksa çok yoğun ayrılma kaygısı yaşar'' diye konuştu. -''KREŞİN TADI DAMAĞINDA KALMALI''- Çocuğun, kreşte öğretmenine bağlanmasının da zaman alacağını vurgulayan Uslu, şunları kaydetti ''İdeal olan, kreşe verirken, yumuşak geçişlerle aşamalı olarak ayrılık süreleri ayarlanmalı. Çocuğun kreşte vakit geçirdiği zaman dilimi yavaş yavaş artırılmalı. Başlangıçta, her gün düzenli olarak kreşe gitmeli ve anne de kreşte durmalı. Çocuk, ilk günlerde annenin yanından ayrılmayabilir, etrafı keşfetmeye çalışır ve dönüp dönüp anneye bakar ya da oynarken annenin yanına gelir ve tekrar oyuna döner. Bu şekilde adeta pilini şarj eder. Böylece yavaş yavaş ortama alışmaya başlar. Çocuk, ilk günler 1 saat olacak şekilde anne ile birlikte oyun saatlerinde kreşe gitmeli. Kreşin tadı damağında kalmalı ki ertesi gün yine gitmek istesin. Kreş çıkışında çocuğa, beraber oynanacak bir oyun, birlikte parka gitme gibi ödüller verilmeli. Sonraki günlerde ise kreşte kalış süresini çocuğun tepkileri belirleyecektir. Ayrılma kaygısı sürüyorsa aşamalı alıştırma sürdürülerek faaliyet saatlerini de kapsamalı, üçüncü aşamada öğle yemeğine kadar kalınmalı, son aşamada ise uyku saati ve tam gün kreşte vakit geçirilmelidir. O süreçler içerisinde de anne, ilk günler orada otururken, daha sonra çocuğu 'Şimdi gidiyorum, 2 saat sonra gelip seni alacağım' diye bilgilendirerek ve mutlaka söz verilen saatte orada olunacak şekilde bir tutum sergilemeli. Kesinlikle, çocuktan gizlice kaçılmamalı ancak çocuğu bırakırken kararlı davranılmalı. Anne, ayrılıkla ilgili kendi kaygısını çocuğa yansıtmamalı. Çocuklarda zaman kavramı gelişmediğinden dönüş saati ile bilgilendirme ''Uyandıktan sonra'', ''Oyun saatinden sonra'' gibi faaliyetlerle anlatılmalı.'' -''BEYİN, EN YOĞUN OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE GELİŞİYOR''- Uslu, kreşe alışma sürecinin çocuğun yapısına göre değiştiğini ancak tüm çocukların belli bir süreden sonra mutlaka birebir ilgilenen kişiden uzaklaşarak kreşe gitmesi gerektiğini söyledi. Çocukların duygularının iyi gelişebilmesi için çevresel uyaranları yeterince alması gerektiğini anlatan Uslu, ''Bunlar karşılıklı iletişim, kitaplar, oyunlar, şekil ve sayı ile ilgili oyunlar, konuşma, dil kabiliyetidir. Bunlar da çevresel uyaranlarla daha hızlı gelişir'' diye konuştu. Uslu, çocuğun beyin gelişiminin en yoğun okul öncesi dönemde geliştiğine dikkati çekerek, bu nedenle bu süreçte verilecek uyaranların çok önemli olduğunu kaydetti. Çocuğunu kreşe gönderemeyecek durumda olan ailelere de uyarıda bulunan Uslu, ''Bu durumda da evde çocukla zihin gelişimini destekleyecek oyunlar oynanmalı, kitap okunmalı ve konuşarak iletişim kurulmalı'' dedi. Uslu, çocuğun, kardeşi dünyaya gelmeden kreşe başlatılması gerektiğine de dikkati çekerek, ''Çünkü, çocuk 'kardeşim geldi, beni evden attılar' gibi bir bağlantı kurabilir. Bu nedenle kardeş doğmadan bir süre önce çocuk kreşe başlatılmalıdır.'' dedi.
Görüntülenme Sayısı 11275 Çocuğunuzun kreşe başlama yaşının geldiğini anlamak, çok iyi bir gözlem süreci gerektirmektedir. Sadece yaş odaklı sürece yaklaşmak, yanlışlık yapma olasılığınızın artmasına sebep olabilir. Çünkü her çocuk farklıdır ve her çocuğun sosyal olgunlaşma yaşı farklılık gösterebilir. Bu farklılığın tespit edilebilmesi için çocuğunuzu kendi kişisel özelliklerinin ve ihtiyaçlarının neler olduğunu belirlemeye çalışmak yararlı olacaktır. Çocuğumu Nerede ve Nasıl Gözlemlemeliyim? Bu süreçte çocuğunuzu gözlemleyebileceğiniz en iyi ortamlar dışarıda bulunduğunuz zamanlardır. Çocuğunuz ile dışarı çıktığınızda yaşıtları ile iletişim kurmak konusundaki istekliliği, siz olmadan da çevresindeki diğer kişiler ile iletişim kurma durumu, ne kadar süre sizden ayrı kalabildiğini görmek, kendi ihtiyaçlarını başkalarına ne kadar ifade edebildiğini gözlemlemek önemli ipuçları yakalamanızı sağlayacaktır. Kreş seçim sürecinde en ideal kararı vermek için Çocuğum Kreşe Ne Zaman Başlamalı? makalesine göz atın. Çocuğum İletişim Kurmak Konusunda İsteksiz Bir Tutum Sergiliyor, Kreşe Başlamamalı Mı? Bazı çocuklar ruhsal ve fiziksel olarak kreşe başlamak için hazır olmasına rağmen, çevresindeki çocuklarla iletişim kurmak konusunda isteksiz bir tutum sergileyebilir. Bu durum bazen çocuğun içe dönük bir karakteri olmasından dolayı, bazen de grup içinde nasıl davranacağını, iletişimi nasıl başlatacağını bilmesinden kaynaklı olabilir. İçe dönük olan çocuklar, çevrelerindeki insanlarla iletişim kurmak isterler. Fakat yaşıtları ile iletişim kurma noktasında çekinebilirler. Bu durum ancak çocuğunuzun yaşıtları ile aynı ortamda daha uzun süre kalması ile çözülebilir. Bu nedenle çocuğunuzun kreşe başlaması, onun daha sosyal bir çocuk olması için faydalı olacaktır. Seçim yaparken Seçim yaparken Kreş Seçimi İçin Öneriler ve Kreş Seçiminde 5 Önemli Kriter makalelerine bakabilirsiniz. Kreşe başlaması için uygun zaman olup olmadığına emin değilim… Çocuğunuzun kreşe başlaması için uygun zaman olup olmadığına emin değilim diyorsanız, bir süre çocuk psikoloğundan destek almak, sizin ve çocuğunuzun bu önemli süreci daha kolay geçirmesinde destekleyici olacaktır. Ancak çocuğunuz hazır olsa da... Her çocuk ilk kez aileden ayrılmasından kaynaklı kaygı yaşayabilir. Kreşe başlama sürecinde hem anne hem de çocuk için bir oryantasyon dönemine ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır. Bu dönemde önce oyun grupları ile başlamak daha sonra kademeli olarak kreşte kaldığı süreyi arttırmak, çocuğunuzun sağlıklı bir uyum süreci geçirmesini kolaylaştıracaktır. İlk etap için karar vermekte zorlanıyorsanız eğer, Kreş Mi Oyun Grubu Mu? makalesine göz atın. Çocuğunuz için İstanbul’da bir kreş arıyorsanız bu seçeneklere bakabilirsiniz; Özel Naturel Anaokulu Maple Bear Kemerburgaz
Bu hafta ne yazık ki, 3 yaşındaki bir çocuğun kreş servis aracında unutularak ölümüne ağladık. Sorumlulara cezalar adli mercilerin işi ama o anne ve babanın acısını, anne ve baba olan milyonlarca kişi hissetti. Özellikle de çocuğunu çeşitli 'mecburiyetler' sebebiyle kreşe göndermek zorunda olanlar... Evet, minicik çocuğunu sadece fiziki şartlarına bakıp, birilerine emanet etmek.... Bir anne için hiç kolay değil. Evet, hiçbir mecburiyeti olmadığı halde çocuğunu 'sosyalleşsin' diye, yüzme ya da yabancı dil öğrensin diye kreşe gönderen anneler yok mu?! Elbette var ve ne yazık ki sayıları hiç de az değil. Böyle düşünen annelerin de var bir bildiği ama biz bu konuda bir uzmana danışalım istedik. Çocuklarımızı kaç yaşında kreşe gönderelim? Nelere dikkat edelim? Bunlara dikkat etmezsek ne olur? Bütün bu sorulara, Medical Park Gebze Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Seydi Battal Gölgeli cevap verdi. Gölgeli "Küçücük çocuklar kendini ifade edemezken kreşe gitmemeli. Onun ihtiyacı kreş ortamı değil, aile ortamıdır" dedi ve görüşlerini sıraladı. ASIL İHTİYACI AİLESİ Olağanüstü bir durum söz konusu değilse; çocukları 2,5 -3 yaşından önce aile ortamından ayırmamalı ve okul öncesi kuruluşlara kaydettirme kararı aceleyle verilmemelidir. Çünkü böyle yeni ve kalabalık bir hayata henüz hazır olmayan küçük bir çocuğun ihtiyacı öncelikle kreş değil, aile ortamıdır. Yeterli fiziksel, zihinsel, duygusal, ruhsal ve toplumsal olgunluk kazanmadan kreşe gönderilen çocuk zarar görebilir ve bu zararlı tercihin izleri yıllarca onu olumsuz etkiler. 3 yaşına gelse de kreşe hazır olmayabilir. GÖNDERMEDEN ÖNCE BAKIN l Hoşça kal Kreşe gönderilen çocuk, 'hoşça kal' diyebilmeli. Çocuk derin bir kaygıya ve endişeye kapılmaksızın anne-babasına 'güle güle' veya 'hoşça kal' diyebiliyorsa, yani onlardan ayrılmaya hazırsa kreşe de hazır demektir. Elbette ilk günlerde biraz huzursuzluk yaşanabilir. Fakat gün boyu ağlıyorsa hazır değil demektir... l Olanları anlatmalı Çocuk, anne-babasından uzaktayken yaşadığı önemli gelişmeleri ve kendisine yapılan yanlış davranışları; ayrıntılarıyla olmasa bile ana hatlarıyla anne-babasına aktarabilmesi gerekir. 'O beni dövdü', 'Öğretmen bana kızdı', 'Teyze yemek vermedi' ve 'Okulda üşüdüm' gibi. Siz de mutlaka günün nasıl geçtiğini anlatmasına izin vermelisiniz. l Tuvalet ihtiyacı Kreş çocuğunun tuvalet ihtiyacını söylemesini bekler. 'Acıktım', 'Su istiyorum', 'Karnım ağrıyor' gibi çok basit ihtiyaçlarını sözlü olarak anlatamayan bir çocuk kreşe gönderilirse sıkıntı yaşayabilir. l Kendisi yemeli Kreş çocuğunun yemeğini kendi başına yiyebilecek durumda olması beklenir. l Arkadaşlık kurabilmeli Kreşe gidecek çocuk kendi başına arkadaşlık kuramayabilir ama yönlendirmeyle kolayca arkadaş bulabilmeli. l Uykuya dayanma Çocuğun artık uzun süre uykuya ihtiyaç duymuyor olması gerek. Enerjisi uzun sürmeli, uyku düzeni olmalı. Öğleden sonra uzun süre uyuyan çocuk kreş ortamına hazır olmayabilir. l Etkinlik seçmeli Çocuk etkinlik seçebilmeli, seçtiği etkinlikte 10-20 dakika devam edebilmeli. l Dikkat toplama Resimli bir kitap okurken, dikkatini verebilecek seviyede olması beklenir. l Paylaşmalı Kreş çocuğunun birlikte oynamayı bilmesi, oyuncakları paylaşması gerek. l Uzak kalmayı bilmeli Ailesinden birkaç saat uzak kalması gerek. Bunu daha önceden çok yakınlarınıza bırakarak sağlayabilirsiniz. l 5'e kadar saymalı Kreş çocuğunun bazı şekilleri tanıması, bazı renkleri bilmesi, 5'e kadar sayabilmesi, düşüncelerini ve ihtiyaçlarını basit sözlerle ifade edebilmesi, adını eksiksiz olarak söyleyebilmesi, boya kalemi ve kurşun kalem kullanabilmesi beklenir. l Bisiklet Çocuk, yerinde zıplayabilmeli, tek ayak üzerinde durabilmeli, koşabilmeli, topa tekme atabilmeli, çevresinden dolaşarak engelleri geçebilmeli ve 3 tekerlekli bisiklete binebilmelidir. "BENİ İSTEMİYORLAR" DİYE DÜŞÜNEBİLİR Yanda sayılan gelişim gerçekleşmeden kreşe gönderilen çocuk psikolojik sorunlar yaşayabilir, topluma uyum sağlama konusunda sorunlarla karşılaşabilir. Mesele fark edilip dönülse de olumsuzlukları silmek çok uzun sürebilir. Bunun için çocuğun kreşe hazır olup olmadığına karar vermeden önce bir çocuk psikoloğuna danışabilirsiniz. Kreşe erken gönderilen çocukların yaşama ihtimali yüksek olan sorunlar şöyle l Çocuk, anne-babasının kendisini ihmal ettiğini, evden uzaklaştırdığını ve hatta cezalandırdığını bile düşünebilir. l Dinleme becerileri tam gelişmemiş olabileceği için öğretmenin talimatlarına ve sınıfın kurallarına uyamayabilir. l Öz güvenini yitirebilir. l Eğitimden soğuyabilir. İlerideki eğitim hayatında başarılı olamayabilir. l Topluma ve eğitim kurumlarına şüphe, endişe ve korkuyla bakabilir. l Ruhsal yapısı zarar görür, hırçın ya da pısırık hale gelebilir. Türkiye
3 yaş çocuğunu kreşe alıştırma